Dün akşamüstü beklenmedik bir şekilde elektrikler kesildi. Durum ilk başta basit bir teknik sorun gibi görünüyordu; düşündüm ki belki “Sigorta mı attı?” diye merakla aşağıya indim. Aşağıda yapılan kontrollerde sorunun bizim apartmanımızdan kaynaklanmadığını anladık. Hemen sokağa çıktık ve gördüğümüz manzara bambaşka bir durumun habercisiydi: Bitişimizdeki apartmanın otoparkından dumanlar yükseliyordu. Yangın, elektrik kaynaklı olarak bildiriliyordu ve bu durumu paylaşmadan edemedik.
Kısa süre içinde, siren sesleri mahalleye hakim olmaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ekipleri hızlıca olay yerine intikal etti. Bostanlı Polis Karakolu unsurları da alana gelirken, Yunus ekipleri ve ambulanslar da gelerek durumu kontrol altına almaya çalıştı. Ancak bir şey dikkatimi çekti; o an olay yerinde, elektrik dağıtımından sorumlu şirketin temsilcisi yoktu. Şirket olan Gediz Elektrik, acil durumlarda gereken eylemleri gerçekleştirmek için sahada yer almıyordu. Bu durum oldukça rahatsız ediciydi.
Defalarca aramıştık Gediz Elektrik’i; ben de arayıp durdum. Her defasında “Kayıt oluşturuldu” yanıtını almak büyük bir hayal kırıklığıydı. Yangın elektrik kaynaklı bir hadise olduğuna göre, bu durumun önlenmesi adına ilk atılan adımlardan birinin elektrik hattının güvenli bir şekilde kesilmesi gerektiği açıktı. Ancak, ne yazık ki bu süreçte gerekli önlemler alınmadı. İnsanlar saatlerce karanlıkta ve tedirgin bir şekilde beklemek zorunda kaldı; bu durum, ekibin sahada olmaması nedeniyle daha da endişe vericiydi. Gece yarısı, bu belirsizlik içinde insanlar uyumak zorunda kaldı ve sabaha karşı elektriğin geri geldiğini duyduğumuzda, içimizdeki belirsizlik uçup gitmedi.
Bir mahalle, bu kadar uzun saatler karanlıkta ve belirsizlik içinde bekliyorsa, eğer insanlar yangın riskine rağmen elektriğin ne zaman geleceğini bilmiyorsa ve şirket, acil durum telefonlarına bile cevap vermiyorsa, burada ciddi bir sorumluluk ve güvenilirlik sorunu var demektir. Bu durum, sadece teknik bir aksaklıkla açıklanamaz; çünkü acil durumlarda geçen ilk dakikalar, yaşamsal öneme sahiptir. İtfaiye bunu biliyor, polis bunu biliyor, sağlık ekipleri bunun bilincinde. Peki, elektrik dağıtım şirketi neden bu konuda hazırlıklı değildi? Neden bu sorunu çözmek için hızlı bir şekilde harekete geçmedi?
Bütün bunlar, akıllara başka sorular getirdi. Faturayı ödemediğimizde, şirketin gösterdiği hız ile bir yangın anında çözüm üretme hızı arasında bir parelellik neden yok? Sanki belli bir konuda sorun çıktığında sorumluluk alma yetileri kayboluyor. Bu yazı, öfkeyle yazılmış bir metin değil, bir yurttaş olarak sormak istediğim sorularla dolu. Hayati bir kamu hizmetini yürütmekte olan bir şirket, bir kriz anında ortalıkta yoksa, biz kime güveneceğiz? Eğer o gün can kaybı olsaydı, suçu kime atacaklardı merak ediyorum!
HABER MERKEZİ
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6399 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6340 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6337 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6333 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6326 kez okundu