Optik sektörü, Türkiye’de önemli bir büyüme kaydederek pazar büyüklüğünün 1,5 milyar dolara yaklaştığını gösteriyor. Bu bağlamda, yerli üretimin çeşit ve kalitesi de gün geçtikçe artış gösteriyor. İzmir’de 27-29 Mart tarihleri arasında düzenlenen Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, sektör profesyonellerinin bir araya geldiği ve yeni teknolojiler, aksesuarlar ile ekipmanların tanıtıldığı bir platform oldu.
Fuar kapsamında konuşan 1. Bölge İstanbul Optisyen-Gözlükçüler Odası Başkanı Ayhan Demircan, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı büyüyen optik pazarlarından biri olduğunu vurguladı. İthal ürünlerin yaygınlığına dikkat çeken Demircan, “Ülkemizde toplam pazar payı 1,5 milyar dolar civarında bulunuyor. 2050 yılı itibarıyla dünya nüfusunun yarısının miyop (uzak görme bozukluğu) ve diğer refraksiyon kusurlarıyla karşılaşacağı öngörülüyor. Bugün, dünyada gözlük üretiminin 2050’deki ihtiyacı karşılamayacağı düşünülüyor. Bu durum, sektörde büyük bir potansiyelin olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Demircan, yılın başından itibaren Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden ithal edilen optik çerçeveler ve camlara uygulanan yüzde 48’e varan ek gümrük vergisinin Türkiye’deki yerli üreticiyi koruma amaçlı bir uygulama olduğunu ifade etti. Bu durumun Türkiye’de gözlük üretimini desteklediğini düşündüğünü ekledi. Türkiye’nin gözlük üretim kalitesinin ve çeşitliliğinin artırıldığını belirten Demircan, “Örneğin daha önce asetat (doğal selüloz malzemelerden üretilen gözlük çerçeveleri) ülkemizde üretilmiyordu. Ancak artık asetat üretimi de yapılmakta, bu durum yerli üretim açısından son derece önemli.” şeklinde konuştu.
Demircan, pazarlarda ve bijuterilerde satılan hazır yakın gözlüklerinin yasak olduğunu ve bunun hem halk sağlığına hem de sektöre zarar verdiğini dile getirdi. Ayrıca, bu yasakların gerekliliğine de dikkat çekti. “Seçeneklerin artığını görüyoruz.” şeklinde bir tespit yaptı.
3. Bölge İzmir Optisyen-Gözlükçüler Odası Başkanı Serkan Çetin de sektörde artan yerlilik oranına vurgu yaptı. Türkiye’de mevcut teşvikler ve imkanlarla yerli üreticilerin büyüme göstermeye başladığını belirten Çetin, “Yerli üretim giderek artıyor ve bu durum seçeneklerin de zenginleşmesini sağlıyor. Özellikle TR90 ham maddesi alanında Türk üreticilerin, Çin’e kıyasla daha kaliteli ürünler çıkarmaya başladığını gözlemliyoruz.” şeklinde ifadelerde bulundu.
Çetin, Türk üreticilerin ürünlerinin daha esnek ve sağlam bir yapıya sahip olduğunu, renklenme süreçlerinde de farklılıklar olduğunu belirterek, “Çin’de dıştan boyama yapılırken, bizim üreticiler ham maddeden boyama yapıyor. Tüm bunlar sektörün geleceği adına umut veren gelişmelerdir.” dedi.
Sonuç olarak, Türkiye’deki optik sektörü yerli üretimde önemli bir atılım gerçekleştirmekte ve bu durum; tüketiciye sunulan seçeneklerin artması, ürün kalitesinin yükselmesi ve dünya pazarındaki rekabet gücünün artması bakımından oldukça değerlidir. Hem Demircan hem de Çetin’in vurguladığı gibi, yerli üretimin desteklenmesi ve gelişmesi, Türkiye’nin optik sektöründe daha güçlü bir konum elde etmesine olanak tanıyacaktır.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6948 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6914 kez okundu
3
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6873 kez okundu
4
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6869 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6834 kez okundu