Siyaset sahnesinde gözlemlenen gelişmeler, oldukça dikkat çekici ve sorgulanabilir bir hal almış durumda. Her geçen gün, toplumun çeşitli kesimlerinden birçok kişi, siyasete adım attığında ellerinde sadece anahtarları olmadan girmekte, ancak çıkarken ise devasa mülklerle, lüks araçlarla ve zenginlik göstergeleriyle ayrılmaktadır. Bu durum, ülke genelinde asgari ücretle geçinmeye çalışan insanların yaşam şartlarıyla arasında büyük bir çelişki oluşturmakta.
Bir yandan, sıradan bir vatandaş, ayın sonunu getirememekte, diğer yandan ise siyasi pozisyondaki bazı kişi ve bürokratların servetleri her geçen gün artış göstermekte. Bir zamanlar mütevazı bir yaşam sürdüğü bilinen isimlerin, bir anda lüks sitelerde oturmakta, yüksek katlarda yaşamaktadır. Bu durum, elbette toplumda birçok soru işareti doğurmaktadır: “Bu nasıl bir matematik? Hangi formüllerle bu kadar hızlı ve şeffaf bir şekilde zengin olunabiliyor?”
Bu noktada mesele, kimin zengin olduğundan ziyade, helal kazanç üzerinde yoğunlaşmaktadır. Halk arasında sıkça dillendirilen bir başka husus ise bu koltukların gerçekten birer hizmet koltuğu mu yoksa birer servet büyütme aracı mı olduğu sorusudur. Bazı isimlerin zaman zaman ‘Mal varlığımı açıkladım’ şeklinde beyanlarda bulunması ise yeterli bir çözüm olmaktan çok uzak kalmaktadır. Bu şeffaflık, gönüllülük esasına dayanarak yapılamaz; bence bu durum zorunlu olmalı ve gerçekten şeffaf bir şekilde yürütülmelidir.
Siyasetçilerin görevde bulundukları süre zarfında, neyin sahibi olduklarını ve görevlerini tamamladıklarında neye sahip olduklarını açık bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir. Aradaki farkın ise net bir şekilde kamuoyuna yansıtılması önemlidir. Eğer bir vatandaş, “Ben 20 yıldır çalışıyorum, bir ev bile alamıyorum” diyorsa, burada ciddi bir sorun bulunmaktadır. Toplumsal adalet ve eşitlik açısından büyük bir problem var demektir. Bu noktada, vatandaşlar, siyasilerin nasıl olup da kısa bir zamanda büyük bir servet elde ettiklerini sorgulama hakkına sahiptirler.
Siyasilere düşen sorumluluk, kazançlarını açıklamak ve bunu sadece kendileriyle sınırlı tutmaktan ziyade, eşleri, çocukları ve yakın çevreleri ile birlikte kamuoyuna sunmaktır. Çünkü mali durumlar genellikle tek bir kişinin elinde gelişmez; bu, aile içinde ve yakın çevrede de etkili bir durumdur. O yüzden bu tür hesapların, herkes tarafından bilinir duruma gelmesi sorunların çözümü açısından oldukça değerlidir.
Özetle, konu oldukça basit bir şekilde özetlenebilir: Eğer kişilerin kazançları temiz ve helalse, o zaman açıklamaktan korkmamaları gerekir. Ancak, eğer bu beyanlar ile ilgili bir soru işareti var ise, o koltuk zaten o kişiye fazla gelir. Toplumun beklentisi, şeffaf ve dürüst bir siyaset anlayışıdır. Böylece, her birey kendi çıkarlarını gözetmekle kalmaz, aynı zamanda daha adil ve eşit bir toplum için hareket etmeye de teşvik edilir.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6846 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6735 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6727 kez okundu
4
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6716 kez okundu
5
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6712 kez okundu