Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Türkiye’deki enerji politikalarının ve nükleer enerjiye olan yaklaşımın önemine dikkat çekti. Tancan, “Nükleer, son zamanlarda en çevreci, karbon emisyonu oluşturmayan, çevreye hiçbir zarar vermeyen bir tesis olarak rağbet görüyor. Bazı çevreler ‘bu çevreye zarar veriyor’ diye karşı çıkıyor ama bu yanlış bilgi.” şeklinde açıklama yaptı. Bu yorumları, Müstakil Sanayici İşadamları Derneği İzmir Şubesi (MÜSİAD İzmir) ile Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir işbirliğinde düzenlenen “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının İş Dünyamıza Etkileri ve Alınması Gereken Önlemler” başlıklı etkinlikte dile getirdi.
Tancan, ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan yatırımların devam ettiğini belirterek, “Hedefimiz, 2035 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulum içerisindeki payını yüzde 70’lere yükseltmek, yerli artı yenilenebilir enerji kaynaklarında da bu oranı yüzde 77’ye çıkararak, ilerleyen yıllarda enerjimizin tamamını kendimiz üreterek yüzde 100’ünü yerli ve yenilenebilirden karşılanabilir hale getirmektir.” dedi. Türkiye’nin enerji ve madencilikte yaptığı harcamaların cari açık üzerindeki etkilerine de değinen Tancan, 2022 yılında dışarıdan enerjiye 96.5 milyar dolar ödendiğini ve bunun maden harcamaları ile birlikte toplamda 119 milyar doları bulduğunu belirtti. Ancak bu rakamların 2023 yılında biraz azaldığını ifade etti.
2024 yılı için enerji ve madencilik harcamalarının 91.7 milyar dolar olacağını belirten Tancan, bu durumun cari açığın önemli bir bölümünü oluşturduğunun altını çizdi. Bunların yanı sıra Sakarya havzasında deniz tabanının altındaki doğal gaz rezervlerine ilişkin de bilgi veren Tancan, bu rezervlerin 3 yıl içinde çıkarıldığını ve şebekeye verilen gazın günlük 4.1 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşıladığını aktardı.
Petrol kuyuları konusunda yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Tancan, Gabar ve diğer kuyularda günlük 136 bin varil petrol çıkarıldığını ve bunun ülkenin günlük ihtiyacının yüzde 13-14’ünü karşıladığını ifade etti. Dünyada enerji ihtiyacını karşılamak için aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülkede nükleer reaktör yapımlarının devam ettiğini belirtirken, “Nükleer, son zamanlarda çevreye hiçbir zarar vermeyen bir tesis olarak rağbet görüyor.” dedi.
2026 yılı itibariyle uygulanmaya başlayacak olan sınırda karbon düzenlemesine de dikkat çeken Tancan, bu düzenlemenin ülkelerin bir ürün üretirken doğaya ne kadar karbon salındığına ve yenilenebilir enerji kaynakları ile üretim yapıp yapmadığına odaklanacağını ifade etti. “Elektrik üretenler, çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre üreten sektörler en çok karbon emisyonu üreten sektörlerdir. Bu ürünleri Avrupa’ya ihraç edenler ya da bunlara hammadde sağlayan firmalar, 2027’nin şubat ayından itibaren birikenleri ödeyecek şekilde, bir sınırda karbon düzenleme mekanizması fiyatıyla karşılaşacaklar.” dedi.
MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur da, konunun kendileri açısından büyük bir öneme sahip olduğuna değinerek, “İhracatlarımızın yüzde 60-70’ini Avrupa ülkelerine yapıyoruz.” şeklinde bildirdi. Temur, özellikle sınırda karbon uygulamaları ve ilgili yükümlülüklerin işletmelere gelecekte yaptırım ve dönüşüm süreçlerini zorunlu kılacağını vurguladı. Bu çerçevede iş dünyasının dönüşüm süreçlerine hazırlıklı olması gerektiğini ifade ederek, “Üyelerimizin dönüşüm süreçlerinde yanlarındayız.” dedi.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6486 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6457 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6411 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6401 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6377 kez okundu