Meslek Fabrikası’nda bir direniş günü yaşanıyor. Bu ortamda bir mücadele var, bir sahip çıkma refleksi söz konusu. Ancak bazı bireyler, bu sürecin gerektirdiği cesareti göstermeyip çıkıp gelmek yerine “Bize davet gelmedi” şeklinde küçük düşürücü ifadeler kullanıyor. Bu tavır, oldukça şaşırtıcı ve düşündürücü. Unutulmaması gereken bir gerçek var: bu bir düğün değil. Davetiyelerin basılıp dağıtıldığı bir organizasyon değildir. Burada bahsedilen bir mesele, bir toplumsal doğru için verilen bir mücadele. Bu gibi durumlarda, yöneticilerin ve katılımcıların kendi iç motivasyonları ile hareket etmeleri beklenir. “Beni çağırmadılar” diyen bir birey, aslında en baştan kaybetmiştir bu temel içgüdüyü.
Bir yerde partin adına ve toplumsal bir meseleyi ele almak için bir mücadele varsa, kimse sana kapına zarf bırakmak için gelmeyecek. Hiç kimse, seni özel olarak arayıp “gel” demeyecek. O yüzden, bu süreçte takip yeteneğini kullanmalı ve duruma anında dahil olmalısın. Medya günlerdir bu olayı yazıyor, sosyal medya ise bu durumla ilgili çeşitli paylaşımlar yaparak konuyu gündemde tutuyor. Ancak bazı bireyler hala sessiz kalmayı ve mazeretler üretmeyi tercih ediyor. Bu durum, resmen topu taca atmak gibi bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. İçinde bulunduğumuz altyapı çalışmaları ve olaylar neticesinde, bireylerin kayıtsız kalması pek de kabul edilebilir bir durum değildir.
Özetle, “Davet bekleyen siyasetçi olmaz, olmamalıdır” düşüncesi, burada işlerimizi yürütmenin en sağlıklı yoludur. Bu mücadelede herkes, konumunu ve sorumluluğunu bilmeli ve buna göre davranmalıdır. Bariz bir şekilde şu görülmektedir ki, toplumsal sorunlara duyarlı olmak, bireylerden beklendiği gibi, içten bir istek olmalıdır. Aksi takdirde, bahaneler arkasına sığınmak yalnızca kişisel kayıplara neden olur ve bu konuda bir adım atılmasını engeller. Unutulmamalıdır ki; mücadele, yalnızca bir grup insanın sorumluluklarını yerine getirmesiyle değil, aynı zamanda bireylerin içten gelen destekleriyle de anlam kazanır. Bu nedenle, toplumu etkileyecek önemli olaylara karşı duyarlı kalmak ve el birliği içerisinde hareket etmek, geleceğimize dair önemli bir yapıtaşı olacaktır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6893 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6780 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6776 kez okundu
4
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6762 kez okundu
5
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6757 kez okundu