Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Adalet Bakanı Bekir Gürlek, Adalet Partisi’nin (AK Parti) TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Güncel konular arasında yer alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin davanın üçüncü kez canlı yayınlanması konusundaki çağrısını değerlendirdi. Bakan Gürlek, davanın canlı yayınlanabilmesi için öncelikle bir kanun değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Şu anki mevzuatımızda canlı yayınlama imkanı yok ancak eğer bir kanun değişikliği yapılırsa, bu durum mümkün olabilir,” dedi. Bakan, mevcut yargılama sürecinin devam ettiğine de dikkat çekti ve “Mahkeme salonları siyasi arenalar değildir. Burada siyasi şov yapılamaz,” şeklinde konuştu.
Mahkeme süreçleri hakkında daha fazla açıklama yapan Bakan Gürlek, yargılamaların yalnızca yargılamaya yönelik olduğunu ve bu süreçte kişilerin statü ve görevlerinin değil, sanık konumlarının önemli olduğunu vurguladı. Özellikle, yargılamalarda hakimlerin ve savcıların sanıklara hitap ederken ‘sanık Ali’, ‘sanık Mehmet’ veya ‘sanık Ekrem’ gibi sıfatlar kullandığını ifade etti. Bakan, belediye başkanı veya kurum müdürü gibi unvanların kullanılmasının yargı sürecine yakışmayacağına dikkat çekti. “Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapmaktadır. Bu süreçte kimse mahkemelere telkin veya emir veremez,” diyerek yargı bağımsızlığının önemini bir kez daha vurguladı.
Bakan Gürlek, yargılama usullerine de değinerek, “Her sanığın savunma yapacağı zaman, mahkeme heyeti tarafından belirlenmektedir,” dedi. Ayrıca, sanık Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme tarafından günün belirlenmesi üzerine savunmasını yapma hakkına sahip olduğunu belirtti. Avukatların da söz alabileceğine, tartışmalar hakkında taraflara söz verilmesinin mümkün olduğuna işaret eden Bakan, ancak buna ek olarak mahkeme düzenine uymak gerektiğini, selamlama veya hoş geldin tarzında bir konuşmanın bu ortama yakışmayacağını ifade etti. “Bizim yargımıza böyle şeyler de yakışmaz. Mahkemenin düzenine karar verme yetkisi sadece heyet başkanına aittir. Hiçbir mahkeme bu tür etkenlerden etkilenmez,” diye ekledi.
Bakan Gürlek, mahkemenin karar verme sürecinde dosyadaki delillere göre vicdanını kullanarak karar vermesi gerektiğini ve bu noktada dış faktörlerden uzak bir şekilde yalnızca dosyada yer alan delillere dayanarak karar verilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, Türkiye’deki adalet sisteminin bağımsızlığı hakkında önemli bir görüşü yansıtmaktadır. Ayrıca, Bakan’ın bu açıklamaları, kamuoyunda mahkemelerin siyasi etkilerden bağımsız bir şekilde işlediği konusunda güven oluşturmayı hedeflemektedir.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6666 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6555 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6550 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6546 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6539 kez okundu