İzmir’de yaşayan lise öğrencileri, endemik bir tür olan deniz çayırı tohumlarının potansiyelini araştırmak amacıyla Karaburun’un kırsal Eğlenhoca Mahallesi’nde “Umut Tohumu Projesi”ni hayata geçirdi. Öğrenciler, dünya genelinde giderek artan su kıtlığının tahıl üretimini olumsuz etkilediğini belirterek, deniz çayırı tohumundan elde edilen unla hazırlanan ekmeklerin tatlarını denediler.
Sürdürülebilir Kalkınma Gençlik Liderleri Eğitim Programı (SÜGEP) üyesi lise öğrencileri, buğday, arpa ve mısır üretiminde yaşanan azalmaya karşı alternatif bir gıda kaynağı bulma çabasında. Bu bağlamda, mayıs ve haziran aylarında kıyıya vuran deniz çayırı tohumları üzerinde durarak, “Umut Tohumu” projesi çerçevesinde saha çalışmaları yaptılar. Proje, tohumlardan elde edilen unla yapılan ekmeklerin tadımı ile devam etti.
SÜGEP Akademi Başkanı Mehmet Umut Dilsiz, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine atıfta bulunarak tahıl üretiminde bir düşüş yaşandığını ifade etti. Dilsiz, kuraklığın bu durumu pekiştiren en önemli faktör olduğuna dikkat çekerek, deniz çayırlarının karbon tutma özelliği ve ekosistem açısından sağladığı faydaları vurguladı. Ayrıca, mayıs ve haziran aylarında deniz çayırı tohumlarının sürdürülebilir şekilde değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi. Dilsiz, “Deniz çayırları, ekosisteme ve küresel ısınmayla mücadelede yardımcı olmanın yanı sıra bize gıda sağlayacak önemli bir kaynak. Bu yüzden devlet politikaları geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin kaynak ayırması gerekli,” diye belirtti.
Eğlenhoca Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki Halise Derya, deniz çayı tohumlarının geçmişte de kullanıldığını hatırlatarak gençlere bu bilgileri aktarmak için bir araya geldiklerini belirtti. Derya, “Gençlerimize köyü, toprağı ve denizi anlatmak için buluştuk. Kuraklık, savaşlar ve iklim krizi gibi tehlikeleri göz önünde bulundurarak, gençlerin her duruma hazırlıklı olmalarını istiyoruz,” dedi. Ayrıca, deniz çayı tohumlarının birçok faydasını anlatarak, denizin korunması gerektiğinin altını çizdi.
İzmir’de yaşayan 10. sınıf öğrencisi Utku Baysa, su ve besin kıtlığının arttığına dikkat çekerek, “Dünyaca kabul gören sorunlara çözüm bulmak istiyoruz. Deniz çayırı tohumunun ununu kullanarak gıda üretme fikrine ulaştık,” ifadelerini kullandı. Diğer bir öğrenci, 11. sınıf öğrencisi Erdem Çınar Dikbaş, projenin iklim krizine yönelik çözümler aradığını açıklayarak, deniz çayırının alternatif bir tarım kaynağı olabileceğini belirtti.
Projeye katılan 16 yaşındaki Ela Kuyumcuoğlu, deniz çayırı tohumlarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Kuyumcuoğlu, bu tohumların besin değerinin yüksek olduğunu ve tıpkı buğday ve arpa gibi ürünlerin alternatif kaynağı olarak kullanılabileceğini ifade etti. İzmir ve çevresinde su kıtlığının artmasıyla birlikte bu tür çalışmalara daha fazla ihtiyaç duyulduğu görüşünü paylaştı.
16 yaşındaki Ela Gümüş de “Umut Tohumları” projesi ile deniz çayırı tohumlarının pazarlanmasına dikkat çekerek, bu tohumların sadece ekmek yapımında değil, diğer gıdalarla birleştirilerek de tüketilebileceğini söyledi. Gümüş, iklim krizi karşısında böyle alternatif kaynakların insanlara sunulmasının önemini vurguladı. Bu projeyle, geçmişten günümüze taşınan bilgi ve deneyimlerin yeniden hayata geçirilmesine öncülük ettiklerini ifade etti.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6642 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6613 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6568 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6561 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6531 kez okundu