Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, son zamanlarda etkili olan şiddetli yağışların tarımsal üretime katkı sağlaması için dikkatlice muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Çakıcı, “İzmir’de yıl boyunca ihtiyaç duyulan toplam yağışın %25’i sadece bir hafta içinde düşerse ve bu suyu uygun bir şekilde depolayamazsak, kalan günlerde kuraklık sorunuyla karşılaşmaya devam ederiz.” şeklinde uyarıda bulundu.
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan İzmir, yaz aylarında yüksek sıcaklık ve kuraklıktan, kış aylarında ise mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağışlar ve fırtınalardan son derece olumsuz etkilendi. 2022 yılında Ocak ayında yağış ortalaması metrekareye 134,8 kilogram olarak kaydedilirken, 2023 Ocak ayında bu miktar %65 artarak metrekareye 223,7 kilogram olarak ölçüldü. Şubat ayının ilk haftasından itibaren etkili olan şiddetli yağışlar, eğimli arazilerde erozyona ve taban arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Çakıcı, özellikle Selçuk ve Menemen ilçelerinde drenajı yetersiz olan taban arazilerde göllenmelerin meydana geldiğini ve bunun ekili alanları olumsuz etkilediğini ifade etti. “Yağmur suları büyük nehirlere, derelere ve çaylara ulaşıyor. Ancak yapılaşma, maden sahaları ve yol çalışmaları nedeniyle eğimli yamaç arazilerin doğal drenajı bozuluyor. Doğal drenaj sistemlerinin bozulması, kuvvetli yağışlarla gelen suyun sele dönüşerek tarım alanlarına zarar vermesine yol açıyor.” diye ekledi.
Çakıcı, şiddetli yağışların yanı sıra yaz aylarında orman yangınları yaşanan birçok ilçede sel ve erozyon olaylarının da görüldüğünü belirtti. “Orman alanları, suyu tutma özelliğine sahip. Bu alanlar, suyun akışını yavaşlatır ve toprağa sızmasını sağlar. Ancak bitki örtüsü bulunmayan çıplak arazilerde su doğrudan dere yataklarına akıyor. Eğimli arazilerde yoğun yağışlar, toprağın faydalı kısımlarının akıp barajlara, göllere ve denizlere taşınmasına neden oluyor. Bu durum, tarım yapılabilecek nitelikteki toprağın kaybına yol açıyor.” dedi.
İklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Çakıcı, “150 gün yağmur yağmaması da, kısa zamanda yağış rekorları kırılması da istenen bir durum değil. Şiddetli yağışların sadece küçük bir kısmını barajlarda toplayabiliyoruz. İzmir’de yıl boyunca ihtiyaç olan toplam yağışın 4’te 1’i bir haftada düşerse ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklık sıkıntısını devamlı yaşayacağız.” diyerek çözüm önerisinde bulundu. Çakıcı, “Tarımsal sulamada kullanılmak üzere bölgesel ve küçük ölçekli göletler ve barajlarla yağmur suyunu tutmalıyız.” şeklinde önemle belirtti.
Son olarak, şiddetli yağışların yüzey akışına geçerek toprak tarafından emilme olasılığının azaldığını vurgulayan Çakıcı, “Yağışlar yavaş ve düzenli bir şekilde düştüğünde su toprağa sızarak yer altı sularını besler. Ancak aşırı kuvvetli yağışlar, suyun yüzeyden akmasına neden oluyor. Bu durum, hem eğimli arazilerde toprak kaybına yol açıyor hem de muhafaza edilemeyen suyun derelere karışmasına sebep oluyor. Düz arazilerde biriken su ise bitkilere zarar veriyor.” diyerek durumu özetledi.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6428 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6399 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6353 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6339 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6322 kez okundu