İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan üç taşınmazın, Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine karşı tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada bu tür işlemlerin ‘hukuksuz bir el koyma girişimi’ olarak nitelendirilerek, yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. Bu durum, İzmir halkının malına yapılan bir müdahale olarak değerlendirildi.
Belediyenin yazılı açıklamasında, söz konusu taşınmazların 2025 yılı Ekim ayında, belediyeye herhangi bir bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia ediliyor. Bu durum, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin haklarını gasp eden bir durum olarak nitelendiriliyor.
Açıklamada ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı ifade edildi. Bununla birlikte, bu taşınmazların vakıf yoluyla oluşmadığı ve tarihi belgelerle açıkça ortaya konduğu vurgulandı. Belediyenin açıklamasında, “Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır.” denildi.
Özellikle Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi önemine dikkat çeken belediye, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalanan bir kararnameler ile belediye mülkiyetine geçtiğini hatırlattı. Bu yapı, bugüne kadar toplamda 145 bin kursiyere hizmet vermiş ve önemli bütçelerle restore edilmiştir. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği ve bir vakıf tarafından yapılmadığına dair delillerin mahkemeye sunulduğu belirtildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, taşınmazların tahliye edilmek istendiği konusunda da bilgi paylaşarak, yasal sürecin devam ettiğini ifade etti. Örneğin, Meslek Fabrikası ile ilgili olarak İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve mülkiyetin üçüncü şahıslara devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alındığı bildirildi. Ayrıca, tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi, 24 Şubat 2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Bu karara itiraz edilerek üst mahkemeye başvurulduğu ve sürecin devam ettiği bilgisi verildi.
Belediye yönetimi, devlet kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Bu durum, İzmir halkının haklarının korunması ve kamu hizmetinin sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor. Belediyenin bu kararlılığı, hukukun üstünlüğünü savunma anlamında da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6618 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6590 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6546 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6539 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6511 kez okundu