İzmir Barajlarında Su Seviyesi Yükseliyor!
2439 okunma

İzmir Barajlarında Su Seviyesi Yükseliyor!

Ocak 27, 2026 18:01
İzmir Barajlarında Su Seviyesi Yükseliyor!
0

BEĞENDİM

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nün en güncel verilerine göre, şehirdeki yağışların etkisiyle su havzalarındaki akış hızlanmış ve baraj doluluk oranlarında belirgin bir artış gözlemlenmiştir. İzmir’in en önemli su kaynaklarından biri olan Tahtalı Barajı’nda su seviyesi, daha önceki dip noktası olan yüzde 0,98 seviyesinden, yağışların etkisiyle yüzde 1,11 seviyesine yükselmiştir. Ayrıca, Çeşme Kutlu Aktaş ve Balçova barajlarında da doluluk oranları artış gösterme eğilimindedir. Barajların doğal yağışlar sayesinde dolmaya başlamasıyla birlikte, “yağmur bombası” tartışmaları gibi konuların gereksiz bir gündem yarattığını savunan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, yağmur kontrol yönteminin tarihine ve olası risklerine dikkat çekmiştir.

Prof. Dr. Yaşar, yağmur bulutlarına gümüş iyodür enjekte edilerek uygulanan bu yöntemin, 1946’dan beri bilinmesine rağmen kesin bir başarı verisinin olmadığını belirtmiştir. Uygulamanın hedeflenen artış oranı yüzde 2 ile 5 arasında olmasına rağmen, literatürde bu yöntemle elde edilen net bir başarı kaydı bulunmamaktadır. Örneğin, ABD 2003 yılında bu yöntemden vazgeçerken, İsrail de 2020 yılında aynı kararı almıştır. Çin, 2014 yılında yoğun gümüş iyodür kullanımının toprak ve suyu kirlettiğini tespit ederek bu uygulamayı durdurmuştur. Türkiye’de ise 1991 yılında Pinatubo Yanardağı’nın patlamasından sonra, 1992 kuraklığında bu yöntem denendi ancak 25 denemeden de başarılı sonuç alınamadığı ortaya çıkmıştır; yağışların rüzgarla başka şehirlere kaydığı görülmüştür.

Barajlardaki doluluk oranının yükselişine dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranının gelen yağışlarla birlikte bir toparlanma sürecine girdiğini vurgulamıştır. Su seviyesinin ay sonunda yüzde 2-3 bandına ulaşmasının beklenildiğini belirtirken, 2026 yılının yağışlı bir yıl olacağına dair tahminler ışığında, nisan sonu veya mayıs başında doluluk oranının yüzde 15 seviyesine aşmasının mümkün olduğunu ifade etmiştir. Bu durum, İzmir’deki su krizinin çözümünde daha geniş bir perspektifin benimsenmesi gerektiğini göstermektedir.

Prof. Dr. Yaşar, yağışların başlamasıyla birlikte barajların dolma eğiliminde olmasının, su yokluğu sorununun bulunmadığını ortaya koyduğunu dile getirmiştir. Asıl sorunun yönetimsel eksiklik olduğu konusunda ısrarla durmuştur. “İzmir’de ve Türkiye’de su sorunu yoktur, yönetimsel strateji eksikliği vardır” diyen Yaşar, Fransa ve ABD gibi deniz suyu arıtma teknolojisine sahip ülkelerin bile su tasarrufuna öncelik verdiklerini belirtmiştir. Mevcut çevresel riskler ve bilimsel belirsizlikler içeren yöntemler yerine, mevcut su kaynaklarının doğru ve verimli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

En az 10 karakter gerekli