İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı. Soruşturmalar, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret”, “tehdit”, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarını içeriyor. İmamoğlu, İstanbul Adliyesi’ne avukatlarıyla birlikte gelerek savcılıktaki ifadesinin alınmasına başladı.
İmamoğlu hakkında açılan ilk soruşturma, 20 Ocak 2023 tarihinde düzenlenen “Yargının Siyasallaşması” başlıklı panelde yaptığı konuşmalar nedeniyle gündeme geldi. Bu panelde İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i eleştirerek, kendisine yönelik olarak gerçekleştirilen soruşturmaların siyasi bir tavır taşıdığını belirtmişti. Bu eleştirilerin ardından Gürlek’in tehdit edildiği iddiasıyla İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı.
İkinci soruşturma ise bir hafta sonra açıldı. Bu süreçte İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaptığı açıklamalarda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve kendisine yönelik devam eden soruşturmaların arka planda bir bilirkişi tarafından yürütüldüğünü öne sürdü. Bu açıklamalar sonrasında, İBB Başkanı’na yargı sürecinde etki etmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yeni bir soruşturma açıldı.
İmamoğlu’nun ifadesi alınmadan önce, CHP’den partililere bir çağrı yapıldı. Bu çağrı doğrultusunda, çok sayıda partili İstanbul Adliyesi önünde toplanmaya başladı. Toplanma esnasında, adliye çevresinde polis araçları ve TOMA’lar yer aldı. Adliye binasının C blok kısmında zırhlı araçların bekletildiği gözlemlenirken, destek veren kalabalık adliye önünde yoğun bir atmosfer oluşturdu.
İmamoğlu’nun ifadesinin alınması sırasında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay gibi isimler de Çağlayan Adliyesi’nde bulundu. Yavaş, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Dayanışma için geldik” diyerek, İmamoğlu’na olan desteklerini ifade etti. Birçok partili ve destekçi, İmamoğlu’na moral vermek amacıyla adliyede hazır bulundu.
Bu süreç, yerel yönetimlerin ve siyasi figürlerin yargı üzerindeki etkilerini tartışmaya açarken, Türkiye’deki siyasi atmosferin de gerginleştiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İmamoğlu’nun durumu, sadece kendisi için değil, CHP’li belediyeler ve genel olarak muhalefet için önemli bir gelişme olarak kaydedilmektedir.
Sonuç olarak, Ekrem İmamoğlu’nun ifadesinin alınması ve buna ilişkin yürütülen soruşturmalar, yalnızca hukuki bir mesele olmanın ötesinde, Türkiye’nin siyasi dinamiklerini de etkileyen bir gelişme niteliği taşımaktadır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6635 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6526 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6520 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6517 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6510 kez okundu