İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu, diplomasının iptaline ilişkin yaptığı başvurunun reddedilmesinin ardından bir açıklama yaptı. İmamoğlu, “Anamın ak sütü kadar helal olan diplomam, açık bir hukuksuzlukla gasp edilmeye devam edilmektedir. Vicdan, ahlak ve adalet gözetmeyen bu kararı kınıyorum” diyerek durumu sert bir şekilde eleştirdi.
İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı aday ofisinin sosyal medya hesabında paylaşılan bu açıklama, siyasetten yargı yorumlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. İmamoğlu, “Yüce Türk Yargısı’nı bu noktaya sürükleyenler, görev ve yetkilerini kötüye kullanmanın tarihsel sorumluluğunu taşıyacak; hukuk devleti ilkesine verdikleri zarar nedeniyle utançla anılacaktır” ifadelerini kullandı. Burada, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sorgulayan bir tutum sergileyen İmamoğlu, diplomasına yönelik saldırıların sadece kendisini değil, tüm Türk toplumunu etkileyen daha büyük bir sorunun parçası olduğunu vurguladı.
Ayrıca, İmamoğlu açıklamasında, “Bu yaşananlar, yargı tarihimize kara bir leke olarak geçecektir” diyerek, yaşanan hukuksuzluğun sadece bireysel bir sorun olmadığını, sistematik bir adaletsizlik olduğunun altını çizdi. İmamoğlu, 35 yıllık diplomayı hedef alan, kişilik haklarını ihlal eden iftiraları ve yalanları bir yöntem haline getiren anlayışa seslenerek, “Milletimiz; bu kara düzeni, siyasallaşmış yargı anlayışını, kamu gücünü kendi çıkarları için kullanan bir avuç muhterisi; sandıkta kesin bir biçimde mahkûm edecek, hukuku ve demokrasiyi yeniden ayağa kaldıracaktır” dedi. Bu doğrultuda, kendisine olan inancının sarsılmaz olduğunu ve milletin desteğiyle güçlendiğini belirtti.
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine yönelik olarak başlattığı yasal süreç, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde sona ermişti. Mahkeme, İmamoğlu’nun açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Bu karar, İmamoğlu’nun diplomasının hukuki olarak geçerliliğini sorgulayan bir adım olarak değerlendirildi. İmamoğlu, İdare Mahkemesi’nin kararının ardından, 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf başvurusu yapma hakkına sahiptir. İmamoğlu’nun bu süreçte nasıl bir strateji izleyeceği ve kamuoyunun bu duruma nasıl tepki vereceği merakla beklenmektedir.
Bu olay, sadece İmamoğlu’nun kariyerini değil, Türk siyasi hayatında adalet ve demokrasi konularını da gündeme taşıyarak daha geniş bir tartışma ortamı yaratmaktadır. İmamoğlu’nun durumu, hem hukukun üstünlüğü hem de bireylerin hakları açısından önemli bir örnektir ve hukukun işleyişinin sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6264 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6212 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6205 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6200 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6196 kez okundu