İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde meydana gelen veri sızıntısı olayı, siber şiddet ve taciz iddiaları ile birlikte büyük bir infiale neden oldu. Bu durum, öğrencilerin kişisel bilgilerinin ifşa edilmesiyle başlarken, özellikle kız öğrencilerin maruz kaldığı güzellik çirkinlik oylaması gibi olaylar, durumu daha da ağırlaştırdı. Bunun üzerine, öğrenci topluluğu oturma eylemleri ve protesto yürüyüşleri düzenleyerek, “İEÜ’de taciz var, siber şiddete sessiz kalma!” sloganlarıyla okul yönetimine çağrıda bulundu ve veri sızıntısının boyutlarının şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep ettiler.
Yaşanan veri sızıntısının, öğrencilerin telefon numaraları ve ev adresleri gibi mahrem bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine neden olduğu iddiaları ile birlikte, birçok kız öğrencinin tanımadıkları kişiler tarafından taciz edildikleri sosyal medya üzerinden gündeme geldi. Sosyal medya platformlarında #İEUEdeTacizVar ve #İEUEdeSiberSiddet etiketleri kısa sürede popülerlik kazandı ve Türkiye gündeminin zirvesine yerleşti. Bu süreçte yaşanan mağduriyetler, siber şiddetin ve cinsiyet temelli tacizin büyüyen bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Öğrenciler, yaşanan olayları protesto etmek amacıyla gündüz saatlerinde oturma eylemi düzenledikten sonra, akşam saatlerinde kampüs içinde bir yürüyüş gerçekleştirdi. Meşaleler ve cep telefonları ile ışıklandırmış bir şekilde yürüyüş yapan öğrenciler, okul yönetiminin sessizliğini “suç ortaklığı” olarak değerlendirdi. Gece yürüyüşünde kız öğrencilerin önde yer aldığı eylemde “Kampüste tacizci istemiyoruz” ve “Verimizi korumayan, güvenliğimizi sağlayamaz” gibi sloganlar yankı buldu. Bu protestolar, üniversitenin güvenlik politikaları ve veri koruma önlemleri konusundaki yetersizlikleri bir kez daha gündeme getirdi.
Üniversite yönetiminin bu olayla ilgili somut adımlar atmaması ve özür dilememesi, öğrenci topluluğunda öfkenin büyümesine neden oldu. Eylemci öğrenciler, taleplerini net bir şekilde belirttiler. Talepler arasında, veri sızıntısının boyutlarının şeffaf bir şekilde açıklanması, siber şiddete ve tacize yol açan güvenlik zafiyetinin sorumlularının hesap vermesi ve kampüs içinde ile dijital mecralarda öğrenci güvenliğinin ivedilikle sağlanması yer aldı.
Protestolara katılan bir öğrenci grubu, yaptıkları açıklamada, “Sadece bilgilerimiz değil, huzurumuz ve can güvenliğimiz de çalındı. Biz bu okulun öğrencisiyiz, müşterisi değiliz. Adresimize kadar ifşa olmuşken okulun susması, tacizcilere cesaret veriyor” diyerek durumu eleştirdi. Bu sözler, üniversite yönetiminin öğrencilerin güvenliklerini sağlamada yeterli olmadığını ve gerekli önlemleri almadığına dair güçlü bir mesaj taşıdı. Öğrenciler, yaşadıkları bu mağduriyetlerin sona ermesini ve gelecekte benzer olayların yaşanmaması için gereken adımların atılmasını talep ediyorlar.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6050 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6025 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
5978 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
5958 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
5949 kez okundu