Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasada, Coğrafi Bilgi Sistemleri Kanunu’nda yapılması öngörülen değişiklikler, önemli tartışmalara yol açmaktadır. Bu değişiklikler, konum ve adres bilgilerini içeren haritalar nedeniyle, yaklaşık 6 milyon işletmeyi cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilir. Ülkeler genel olarak harita üreten ve saha bilgisi toplayan şirketleri kayıt altına alırken, henüz lisans bedeli getiren bir ülke yok. Eğer bu teklif yasalaşırsa, Türkiye dünya üzerinde bu alanda bir ilki gerçekleştirecektir.
Yapılan düzenlemelerle birlikte, Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Bazı Kanunlarda farklı değişiklikler yapılması ön görülmektedir. Yeni düzenlemeye göre, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri, Türkiye’ye ait olan Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi kapsamındaki coğrafi verileri toplamak, üretmek, paylaşmak veya satmak istediklerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izin almak zorundadır. Ancak, bu izin talebinin geçerliliği, fikri ve sınai haklar ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi mevzuat hükümlerinin saklı kalmasına bağlıdır. İzin belgesinin geçerlilik süresi, bir yıldan az 5 yıldan fazla olmayacak şekilde, izin isteklisinin talebi üzerine yıl bazında Bakanlık onayıyla belirlenecektir.
İzin bedeli, Türk vatandaşı gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri için coğrafi veri tema sayısı, çalışma alanı, izin süresi ve başvuru tarihi itibarıyla hesaplanacak olan en son gelir veya kurumlar vergisi beyannamesindeki net satış tutarı ile işletme hesabı özeti esas alınarak, belirlenen katsayılar ile çarpılacaktır. Yabancı gerçek veya tüzel kişiler için izin bedeli, bir izin katsayısının 1250 katı daha uzun süre katsayısı ile çarpılarak hesaplanacaktır. Örneğin, bir izin katsayısı bedeli 1750 lira olarak belirlenmiştir. Başvuru evrakları onaylanan kişiler, izin bedelini 15 gün içinde Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü hesabına yatırmak zorundadır; aksi takdirde başvuru geçersiz sayılacaktır.
Coğrafi veri izin belgesinin alınmadığının tespit edilmesi durumunda, izin başvurusu yapmayan Türk vatandaşlarına bir yıllık en yüksek izin bedeli kadar, yabancı kişilere ise bu tutarın iki katı kadar idari para cezası uygulanacaktır. İdari para cezası uygulanmış olması, izin alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır; izne tabi olan kişiler, cezalarını ödese bile, izin almak zorundadır. Uygulanacak ceza ve yaptırımlara dair usul ve esaslar ise Bakanlık tarafından çıkarılacak olan yönetmelikle belirlenecektir.
Son olarak, idari para cezasının tahakkuk tarihinden itibaren 60 gün içinde izin başvurusunda bulunulmaması halinde, yapılacak ilk izin başvurusunda izin bedeli iki katı olarak uygulanacaktır. Ayrıca, yasaların yürürlüğe girmesinden önce Bakanlık tarafından verilen izin veya lisans belgeleri süresinin bitimine kadar geçerli olacakken, bu tarihten önce onay aşaması tamamlanmamış başvurular geçersiz sayılacaktır.
Bu değişiklikler, coğrafi veri alanındaki önemli yenilikleri ve düzenlemeleri içerirken, işletmelerin daha dikkatli olmasını da zorunlu kılmaktadır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6603 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6524 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6518 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6515 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6507 kez okundu