İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme taşıdığı bir bilirkişi ile ilgili TV haberini yayınlayan Halk TV’nin yetkilileri hakkında açılan davanın ilk duruşması, bugün saat 09.40’ta İstanbul Adliyesi’nde yer alan 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, Programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek yer aldı. Suat Toktaş, şu anda tutuklu olarak yargılanıyor.
Duruşmaya, gazetecilerin avukatları, meslektaşları ve basın örgütü temsilcilerinin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Gökan Zeybek, ve Gökçe Gökçen gibi birçok siyasetçi de katıldı. Ayrıca Türkiye Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Erinç Sağkan ve çeşitli hukukçular da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle çok sayıda izleyici içeri giremedi. Duruşma sırasında adliye önünde geniş güvenlik önlemleri alındığı gözlemlendi.
Yoğun bir ilgi ile karşılaşan duruşmada, salonun kalabalıklığı nedeniyle bazı izleyiciler içeri giremedi. Avukatlar, duruşmanın daha büyük bir konferans salonunda yapılmasını talep etse de, mahkeme başkanı bu talebi reddetti ve kimlik tespitleri ile savunmaların başlamasına karar verdi.
Duruşmanın ilerleyen saatlerinde Seda Selek, mahkemedeki savunmasını yaparak duruşma salonunu terk etti. Duruşma sırasında jandarma eşliğinde getirilen Suat Toktaş, salondakilerin alkışlarıyla karşılandı. Seda Selek’in ardından savunma yapan Kürşad Oğuz, 30 yıllık bir gazeteci olduğunu belirterek, “Bu davayı kişisel bir durum olarak değil, gazeteciliğe açılmış bir dava olarak değerlendiriyorum” dedi.
Kürşad Oğuz, savunmasına devam ederken, “Kaydı yapmaktaki temel amacım, gündemde olan şahsa söz hakkı vermekti. Biz bu kaydı yayınlamasaydık, haber yine yapılacaktı” dedi. Yargıya müdahale suçlamalarını ise anlamadığını ifade ederek, “Suçun maddi temeli yok. Yapılanın toplum yararına olduğu açıktır” sözlerini kullandı.
Oğuz’un avukatı Beliz Özkan, dava konusu eylemin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu vurgulayarak, müvekkilinin gazetecilik refleksiyle ve sürekli röportaj yapan biri olması dolayısıyla davanın olumsuz bir sonuç doğuramayacağını belirtti.
Savunmanın devamında Barış Pehlivan söz aldı. Pehlivan, duruşmanın esas konusunun bir bilirkişi ile yaptığı telefon görüşmesi olduğuna dikkat çekerek, “Bu davanın özeti, sadece bir telefon görüşmesidir. İddianamenin ilk 3.5 sayfası, İmamoğlu’nun basın toplantısının çözümlemesine yer veriyor. Ancak asıl konu bu değil” dedi. Pehlivan, bilirkişinin telefonda kendisiyle konuşmak istemediğine dair bir cümlesinin olmadığını belirterek, “Bunu bir gazeteci refleksi olarak değerlendiriyorum” diye ekledi.
Benzer bir şekilde, Suat Toktaş da savunmasını yaparak, “Burada beş kişi yargılanıyor ama olay üç kişi arasında geçiyor. Kaçma şüphesi varsa zaten o gün kaçardım. Karartılacak delil yok” şeklinde konuştu. Gazeteciliğe olan bağlılığını vurgulayan Toktaş, “Kovsalar da bir yere gitmem” diyerek dur
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6700 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6588 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6583 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6580 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6572 kez okundu