Günlerdir çeşitli eylemler düzenleyen depremzedeler, son olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde başlattıkları nöbetle dikkat çekmişlerdir. Bu eylemler, depremle ilgili suçların, Covid-19 düzenlemesinin kapsamına alınmasının engellenmesi konusunda etkili olmuştur. Bu değişiklikle birlikte 6 Şubat 2023 ya da öncesinde yaşanan depremler nedeniyle sorumlu tutulan kişilerin, 11. yargı paketi kapsamındaki aftan yararlanamayacakları belirtilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanı Abdullah Güler, konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyerek, “Depremde yıkılan binaların sorumluları ile ilgili Covid düzenlemesinde bir eylem tanımı üzerinde çalışıyoruz. Bu düzenlemeye istisna kısmına ekleyeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Bu ifadesi, depremzedelerin endişelerinin dikkate alındığını gösterirken, aynı zamanda yargı sürecinde önemli değişikliklerin yapılması gerektiğini de ortaya koymuştur.
11. Yargı Paketi’nde yer alan ve içerdiği örtülü af düzenlemesi, deprem suçlularının affedileceği iddiaları nedeniyle büyük tepkilere yol açmıştır. Depremzede ailelerin, bu düzenlemeye karşı eylemler başlatması dikkat çekici bir durumdur. Aileler, yıkılan binaların sorumlusunun affedilmesine karşı durarak, haklarının gaspedilmeyeceğini vurgulamışlardır.
Bununla birlikte, MHP’nin (Milliyetçi Hareket Partisi) baskısıyla yapılan değişiklikler doğrultusunda, Covid-19 düzenlemesi olarak adlandırılan erken tahliye kapsamı genişletilmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre, 31 Temmuz 2023 öncesinde işlenen suçlar için yaklaşık 55 bin hükümlünün, açık cezaevine ve denetimli serbestliğe 3 yıl erken geçmesi öngörülmektedir.
Bu düzenlemenin yasalaşması hâlinde, belirlenen istisnalar dışında kalan hükümlülerden yaklaşık 55 bin kişinin ilk aşamada serbest kalması beklenmektedir. Bu durum, toplumda adaletin sağlandığına dair ciddi bir endişe doğurmuş ve özellikle depremzedeler arasında büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. Çünkü bu kişilerin arasında, depreme neden olan yapıların sorumlularının da yer alması, adalet arayışında olan toplum kesimlerini olumsuz etkilemiştir.
Sonuç olarak, depremzedelerin düzenledikleri eylemler ve talepleri, yasalar üzerinde etkili olmuştur. Yapılan değişikliklerin, deprem suçları açısından bağlayıcı hükümler içermesi, hem yargı sistemine hem de toplumsal adalet anlayışına önemli katkılarda bulunacaktır. Depremzedelerin yaşadığı kayıpların telafisi ve sorumluların yargılanması açısından bu değişikliklerin uygulanması, kamuoyunda daha fazla güven oluşturacaktır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6033 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
5987 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
5981 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
5975 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
5971 kez okundu