admin

admin

13 Ocak 2026 Salı

İzmir’de Sağanak Yağış Hayatı Olumsuz Etkiledi!

İzmir’de Sağanak Yağış Hayatı Olumsuz Etkiledi!
0

BEĞENDİM

İZMİR’de, 2023 yılının Ekim ayının ilk günlerinde, gece saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış, dönüşen hava koşulları ile birlikte kentte hayatı olumsuz bir şekilde etkiledi. Meteoroloji 2’nci Bölge Müdürlüğü’nden yapılan uyarılar sonrasında, yağmurun gece 03.00 sularında şiddetini artırmasıyla birlikte, caddeler ve sokaklar su birikintileriyle dolmaya başladı.

Yağışın etkisiyle birlikte, sürücüler trafikte zor anlar yaşadı. Su birikintileriyle dolan yollar, araçların ilerlemesini güçleştirirken, birçok sürücü yavaş ilerlemek zorunda kaldı. Bu durum özellikle sabah saatlerinde işe gitmek isteyenlerin geç kalmasına sebep oldu. Kentin ana arterlerinde yaşanan bu aksaklıklar, günlük yaşamı olumsuz etkileyerek, birçok kişi için sorun oluşturdu.

İzmir halkı, yağmurun getirdiği olumsuzluklarla başa çıkmaya çalışırken, Meteoroloji Müdürlüğü’nden gelen uyarılar doğrultusunda, vatandaşların dikkatli olması gerektiği belirtildi. Sağanak yağışların, beklenmedik derecede su taşkınlarına ve trafik kazalarına neden olabileceği vurgulandı. Ekiplerin, ana yolları ve su biriken bölgeleri temizlemek için olağanüstü bir çaba sarfettikleri gözlendi.

Gece boyunca etkili olan sağanak yağış, sabah saatlerine kadar devam etti. Bu süreçte, kentteki bazı yerlerde elektrik kesintileri de yaşandı. Özellikle yaşlı ve engelli bireyler için bu durum sıkıntılı anlar yaşanmasına neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, acil durum ekiplerini hazırlıklı tutarak, vatandaşların ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılamak için çalışmalarına başladı.

Sonuç olarak, İzmir’de meydana gelen bu sağanak yağış, hem sürücüler hem de yayalar için sorunlar ortaya çıkarırken, yetkililer tarafından alınan önlemlerin yanı sıra, halkın da hava koşullarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği ifade edildi. İlgili kurumlar, ilerleyen günlerde benzer hava olaylarına karşı hazırlıklarını sürdüreceklerini açıkladı. İzmir’deki bu durum, şehrin iklim koşalarının ne kadar değişken olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Devamını Oku

Görme Engellilerden Umut Dolu Mesajlar

Görme Engellilerden Umut Dolu Mesajlar
0

BEĞENDİM

İzmir’de, görme engelli bireyler Yavuz Engin (42) ve Mevlut Tahtalı (48), farklı kamu hastanelerinde santral memuru olarak görev yapmaktalar. Bu iki birey, hayatın zorluklarına meydan okuyarak, toplumda aktif birer birey olmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Yavuz Engin, evde kapanmak zorunda olmadıkları için mutlu hissettiklerini belirterek, “Kendimi iyi hissediyorum. Görme engellilere hayata hiçbir zaman küsmeyip dört elle sarılmalarını tavsiye ediyorum” demekte.

Doğuştan görme engelli olan Yavuz Engin, Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’nde çalışarak, gün boyunca hastaların sorularını yanıtlamaktadır. Engin, işini severek yaptığını, 10 yıldır aynı hastanede görev yaptığını ve daha önce 2007-2015 yılları arasında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde çalıştığını ifade etti. Evli ve iki çocuk babası olan Engin, ailesiyle birlikte yaşamaktan duyduğu memnuniyeti de vurguladı.

Yavuz Engin, görme kaybını 7 yaşında tamamen yaşadığını ve bu sürecin nasıl geliştiğini anlattı. “Görme kusurum 6 aylıkken fark edildi. Annem ve anneannemler benim görmediğimi anlamışlardı. Hastaneye götürüldüm, muayene oldum ve ameliyat geçirdim; fakat gözlerimdeki katarakt engellenemedi,” dedi. Engin, çocukken az da olsa bazı renkleri ve ışığı sezip, insan siluetlerini göremediğini ifade etti. Bir gün oyun oynarken kapının gözüne denk gelmesi sonucu geçirdiği kanama, sağ gözündeki sorunu sol gözüne de yansıttı. Bu olaydan sonra tamamen görme yetisini kaybetti.

‘Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’ kapsamında konuşan Engin, kendilerine istihdam olanağı sağlayanlara teşekkür etti. Engin, “Kendimi iyi hissediyorum. Görme engellilere hayata hiçbir zaman küsmeyip dört elle sarılmalarını tavsiye ediyorum. İki kızım var, ikisi de lise öğrencisi. Kızlarımdan birinin doğduğunda görme kusuru vardı, ameliyat oldu ve sorun ortadan kalktı. Zaman zaman zorluklar yaşıyorum ama hayatımdan memnunum” diyerek yaşamındaki olumlu yanları vurguladı.

Mevlut Tahtalı ise İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2006 yılından bu yana santral memuru olarak görev yapıyor. Tahtalı, “Görme engelliler kontenjanından giriş yaptım ve daha önce özel bir hastanede çalıştım. Sınava girerek devlete atandım” dedi. Doğuştan yüzde 70 görme engellisi olduğunu belirten Tahtalı, iş yerinde herhangi bir sorun yaşamadığını, ancak sokaklarda zaman zaman zorluklar yaşadığını anlattı. Araçların kaldırımlara park etmesinin, yürürken kendisine zorluklar çıkardığını belirtti. Tahtalı, “Devletimiz istihdam edip iş olanağı sağladı. Kendimi şanslı hissediyorum. Eşim de görme engelli” diyerek devletine minnetini dile getirdi.

Her iki birey de, kendi hikayeleri ve iş yaşamlarıyla azim ve kararlılık örneği sergileyerek topluma pozitif bir mesaj iletmektedirler. Hem Yavuz Engin hem de Mevlut Tahtalı, engelliliğin bir engel olmadığını, yaşamlarına dört elle sarılarak, topluma katkı sağlamak için çaba gösterdiklerini aktarmaktalar. Bu tür yaşam hikayeleri, toplumda görme engellilere yönelik farkındalığın artırılması ve istihdam olanaklarının genişletilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Devamını Oku

Motorine Büyük Zam: İstanbul’da 54 Lira!

Motorine Büyük Zam: İstanbul’da 54 Lira!
0

BEĞENDİM

Akaryakıt fiyatları, dünyada petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar ve kur değişimlerinin etkisiyle sürekli olarak değişiklik göstermeye devam ediyor. Bu durum, hem vatandaşlar hem de sektördeki işletmeler için önemli bir maliyet faktörü oluşturuyor.

MOTORİNE ZAM GELİYOR

Bugün, motorin fiyatında 93 kuruşluk bir düşüş yaşanmış olsa da, önümüzdeki salı gününden itibaren yeni bir zam haberinin gelmesi bekleniyor. Bu zam miktarı tam olarak 1 lira 8 kuruş olarak öngörülüyor. Böylece motorin fiyatlarının artışı, sürücüler için önemli bir mali yük oluşturacak.

İSTANBUL’DA 54 LİRA 76 KURUŞA YÜKSELECEK

Yapılacak zamla birlikte büyük şehirlerde, motorin fiyatları önemli ölçüde yükselebilir. Örneğin, İstanbul’da motorinin litre fiyatı 54 lira 76 kuruşa, Ankara’da 55 lira 86 kuruşa ve İzmir’de ise 56 lira 13 kuruşa ulaşması bekleniyor. Bu fiyat artışları, özellikle ulaşım sektöründe ve hane halkı bütçelerinde doğrudan bir etki yaratacak.

AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Akaryakıt fiyatlarının hesaplanma süreci, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasalarında işlem gören ürünlerin fiyatlarının ortalaması ile birlikte döviz kurlarındaki dalgalanmalara dayanmaktadır. Rafineriler, bu verileri kullanarak akaryakıt fiyatlarını belirliyor. Ancak, dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar, rekabet koşulları ve piyasa serbestliği nedeniyle yerel düzeyde farklılık gösterme eğilimindedir. Bu durum, tüketicilerin, akaryakıt fiyatları hakkında güncel bilgiye ulaşmalarını zorlaştırabilir.

EPGİS FİYAT DEĞİŞİMLERİNİ DUYURMAMA KARARI ALMIŞTI

Son dönemde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt fiyatlarında meydana gelen değişiklikleri açıklayan tek sendika olan EPİGİS hakkında bir suç duyurusunda bulunmuştu. Bunun ardından, EPGİS, dava süreci tamamlanana kadar akaryakıt fiyatlarındaki değişimleri kamuoyuyla paylaşmayacaklarını duyurdu. Bu durum, vatandaşların akaryakıt fiyatlarına dair bilgiye erişimini sınırlayabilir ve belirsizlik yaratabilir.

Sonuç olarak, akaryakıt fiyatlarının artışı ve maliyetlerin yükselişi, özellikle ulaşım ve lojistik sektörlerinde geniş etkilere yol açabilir. Ayrıca, değişken fiyatlar ve piyasa belirsizlikleri, tüketicilerin bütçelerini yönetmelerini zorlaştıracak ve daha geniş çapta ekonomik etkiler yaratabilecektir. Bu nedenle, petrol piyasalarındaki gelişmeler ve dolayısıyla akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, halk sağlığı ve ekonomik istikrar açısından yakından takip edilmesi gereken bir konudur.

Devamını Oku

Öğrenciler Halı Motifleriyle Doğayı Buldu!

Öğrenciler Halı Motifleriyle Doğayı Buldu!
0

BEĞENDİM

İzmir’de Üniversite Öğrencileri Kültürel Mirası Doğa ve Sürdürülebilirlik ile Birleştiriyor

İzmir’de üniversite öğrencileri, geleneksel Türk halı motiflerini geri dönüşüm temelli ekim çalışmalarıyla bir araya getirdi. Bu süreçte, öğrencilere kültürel mirası doğa ve sürdürülebilirlik anlayışıyla yeniden yorumlama fırsatı sunuldu. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Bayraklı ve Bornova Gençlik Merkezleri tarafından hayata geçirilen ‘Öykülerimizin Yeşil Yolculuğu’ projesi çerçevesinde yaklaşık 30 üniversite öğrencisi, geleneksel motiflerin öykülerini dinleyerek, bunların derin anlamlarını keşfetme fırsatı buldu.

Proje kapsamında, ‘Elibelinde’, ‘Pıtrak’, ‘Ay’, ‘Yıldız’, ‘Suyolu’ ve ‘Hayat Ağacı’ motifleri üzerine yaratıcı drama çalışmaları yapıldı. Mentorlar eşliğinde gerçekleştirilen bu eğitimlerde, motiflerin sembolik anlamları daha iyi kavrandı. Bu bilgilendirmelerin ardından öğrenciler, öğrendikleri hikayeleri uygulamaya koyarak, ekim ve yeşillendirme çalışmalarıyla doğayla iç içe bir tecrübe yaşadılar. Proje koordinatörü Elif Yeltekin, projenin doğayı koruma, çevre bilinci oluşturma ve sürdürülebilir yaşam farkındalığını artırmayı hedeflediğini belirtti.

Elif Yeltekin ayrıca, Gözde Aktaş, Hilal Akkaya, Hazar İşcan ve Sümeyye Kıran’ın koordinasyonunda, geleneksel Türk halılarındaki motiflerin öykülerinin çağdaş sanat yaklaşımı olan ‘Land Art’ ile birleştirildiğini söyledi. Bu kapsamda, geri dönüşüm temelli uygulamalara yönelindi. Projenin bir diğer önemli noktası ise doğal zemin yerine geri dönüştürülmüş kasaların kullanılmasıydı. Yeltekin, gençlerin bu kasalarda ekim ve yeşillendirme çalışmaları yaparak çevre dostu uygulamalara dair somut deneyimler kazandıklarını vurguladı.

Projeye katılan öğrenciler, eğitimlerini tamamladıktan sonra edindikleri bilgi ve tecrübelerini Bornova Anadolu Lisesi’nde 15 öğrenciyle paylaştılar. ‘Öykülerimizin Yeşil Yolculuğu’ projesinin, gençlerin hem kültürel mirasın simgesel dilini tanımasına, hem de doğayı korumadan üretmenin ve yeşillendirmenin mümkün olduğunu deneyimleyerek öğrenmelerine fırsat sunduğunu ifade etti.

Katılımcılardan Öğrenciler Deneyimlerini Paylaştı

Proje katılımcılarından Ege Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Eylül Kaçmaz, projenin kendisine önemli bilgiler kattığını belirterek, “Daha önce geleneksel halı motiflerinin hangi anlamları taşıdığını biraz biliyordum fakat hayatımızdaki yerini tam anlamıyla bilmiyordum. Bu proje ile birlikte motiflerin daha derin anlamlarını keşfettim. Motifleri toprakla birleştirmek benim için çok güzel bir deneyim oldu” dedi. Ek olarak, ekim sırasında tohum ve sulama hakkında birçok şey öğrendiğini de sözlerine ekledi.

Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Bölümü öğrencisi İkbal Şengün ise bu etkinlik sayesinde Türk motifleriyle ilgili çok fazla bilgi edindiğini ifade ederek, “Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan bu motiflerin büyük hikayeler taşıdığını farkettim. Çocukken halılar bizim için sadece oyun alanlarıydı, ancak bu proje bana onların gerçek anlamını göstermiş oldu. Motifleri toprağa işlemek benim için eşsiz bir deneyim oldu” şeklinde konuştu.

Genel olarak, ‘Öykülerimizin Yeşil Yolculuğu’ projesi, gençlerin hem kültürel miras ile doğayı buluşturmalarına hem de çevre bilincini geliştirmelerine olanak tanıyan önemli bir girişim olarak öne çıkıyor.

Devamını Oku

İzmir’de Kurtarılan Flamingo: Misina Tehlikesi!

İzmir’de Kurtarılan Flamingo: Misina Tehlikesi!
0

BEĞENDİM

İzmir’de, İnciraltı Barış Manço Köprüsü yakınlarında denizde bulunan bir flamingo, ayağına dolanan misina nedeniyle hareket etmekte zorlandı. Bu durum, bölgedeki vatandaşların dikkatini çekti ve söz konusu flamingonun kurtarılması için hızlı bir şekilde harekete geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı açıklamaya göre, olayın ihbarı sonrasında itfaiye ekipleri derhal bölgeye sevk edildi.

Olay yerine ulaşan 4 kişilik itfaiye dalgıç ekibi, hemen kurtarma çalışmalarına başladı. Flamingonun bulunduğu alanda gerekli önlemler alındı ve dikkatli bir şekilde kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Uzun süren mücadeleler sonucunda flamingo, kıyıya çıkarıldı ve ayağındaki misina kesildi. Bu müdahale ile kuşun hareket yeteneği tekrar kazandırılmış oldu.

Ayrıca, yapılan açıklamada, denizlerde ve sulak alanlarda bırakılan balıkçı misinalarının kuşlar ve diğer deniz canlıları için ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı. Bu tür atıkların doğaya bırakılmaması konusundaki çevre bilincinin artırılması gerektiği ifade edildi. Her bireyin, çevre duyarlılığına dikkat etmesi ve doğaya olan bıraktıkları atıkların etkileri konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiği belirtildi.

Bu tür olaylar, doğal yaşamın korunması ve hayvanlara karşı sorumluluğumuzun altını çizmektedir. Flamingolar gibi nadir ve güzel kuşların korunması, sadece bir yardım operasyonuyla mümkün olmamakta; aynı zamanda insanların çevrelerine olan saygı ve duyarlılığı ile de doğrudan bağlantılıdır. Herkesin, doğa dostu davranışlar sergilemesi ve çevre kirliliğine sebep olan atıkların doğaya bırakılmaması gerektiğinin bilincine varması önem taşımaktadır.

Bu olay, İzmir’de yaşanan tek olay değil; birçok kıyı ve sulak alan, atıklar nedeniyle hayvanların tehlikeye girmesine sebep olmaktadır. Bu gibi durumların önlenmesi için kamuoyunun bilinçlendirilmesi, çevre koruma projelerinin desteklenmesi ve aktif katılımın sağlanması önemlidir. Yerel yönetimlerin bu tür kurtarma çalışmalarına destek vermesi, dolayısıyla toplumda çevre koruma bilincinin artmasına yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak, flamingonun kurtarılması sevindirici bir haber olsa da, bu tür olayların önlenmesi için bireysel ve toplumsal sorumluluklarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Doğayı koruma bilincinin artması, gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak için atılacak önemli bir adımdır. Flamingo kurtarma operasyonu, hayvanları koruma çabalarını ve doğal yaşam alanlarının sürdürülebilirliğini destekleyici bilinçli bir toplum yaratma hedefini yansıtmakta. Herkesin bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Devamını Oku