Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Dersim’de altı yıldır kayıp olarak aranan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasına dair önemli bilgileri paylaştı. Cansu, soruşturmanın en son durumunu ve sürecin nasıl geliştiğini anlatırken, toplamda 14 klasörlük bir dosya oluşturduklarını açıkladı. 2024 yılında Dersim’e atandıktan sonra, Gülistan Doku’ya ilişkin tüm evrakları detaylı bir şekilde yeniden incelediğini belirten Cansu, dosya sayısının 7 klasörden 14’e çıkmasının ardındaki nedeni de anlattı.
Cansu, soruşturmanın somut verilere dayalı olarak ilerlediğini ifade ederek, başlangıçta hâkimlikten kısıtlılık kararı aldıklarını kaydetti. “Dosyanın, adliye personeli dahil yetkisiz hiç kimse tarafından görülmesine izin vermedik” diyen Başsavcı, disiplinli ve kontrollü bir yönetim süreci sayesinde önemli bir mesafe kat ettiklerini ve burada en küçük bir bilgi sızıntısına bile müsaade etmediklerini sözlerine ekledi.
Soruşturma sürecinde Gülistan Doku’nun intihar ettiği yönündeki şüphelerin cinayet dosyasına nasıl dönüştüğüne dair sorular da gündeme geldi. Bu konuda Cansu, “Dosyada yer alan notlar ve gizli tanık beyanları elbette önemliydi. Ancak benim için en kritik eşik, Gülistan’ın kullandığı telefon hattının Ankara’da bir ilçede sinyal verdiğinin tespit edilmesi oldu” şeklinde yanıt verdi.
Cansu, bu teknik verinin dosyanın seyrini tamamen değiştirdiğini vurguladı. Söz konusu sinyalin, sim kart üzerindeki müdahaleleri ve bu hattın bağlantılı olduğu kişi ağını da ortaya koyduğunu ifade eden Cansu, “Bu dosyaya ilk başladığımızda bizi böylesine bir noktaya götüreceğini elbette öngörmüyorduk. Ancak süreç içerisinde elde edilen somut deliller, bizi adım adım bu aşamaya taşıdı” dedi.
Ayrıca, Cansu, böyle bir durumun söz konusu olmasında Adalet Bakanı’nın da belirttiği gibi “Yargı, dosyanın kapağındaki isme göre hareket etmez. Hukuk önünde herkes eşittir. Bizim için önemli olan tek şey, delillerin gösterdiği istikametti” dedi. Bu açıklamalar, kamuoyunda merakla beklenen Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeleri ve soruşturmanın nasıl ilerleyeceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.
Ebru Cansu’nun yaptığı açıklamalar, kamuoyunun kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine dair endişelerini ve merakını bir nebze olsun gidermeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Soruşturmanın dikkatli bir şekilde yürütüldüğünü ve somut deliller üzerinden ilerlediğini ifade eden Cansu, toplumda adalet arayışının devam edeceğinin de sinyalini verdi. Bu durum, sadece Gülistan Doku’nun ailesi için değil, tüm Türkiye için büyük bir önem taşımaktadır. Şimdi, kamuoyunun gözleri bu sürecin sonuçlarına çevrilmiş durumda.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
7207 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
7085 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
7083 kez okundu
4
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
7065 kez okundu
5
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
7062 kez okundu