Bir süredir Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi gören ve dün entübe edildiği açıklanan tarihi ve akademik camiada büyük bir saygı gören Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı, hem bilim dünyasında hem de halk nezdinde derin bir üzüntüyle karşılandı. 13 Mart 2026 Cuma günü öğleden sonra tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybeden Ortaylı, özellikle son günlerde zayıf olan bağışıklık sistemi ve solunum problemleri ile mücadele ediyordu. Vefat haberi, Türkiye’nin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından duyuruldu.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, Ortaylı’nın kaybının önemine değindi. Memişoğlu, “Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi. Ülkemizin yetiştirdiği en müstesna değerlerden kıymetli hocamızın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun.” ifadeleriyle Ortaylı’nın anısını onurlandırdı. Bu duygusal açıklama, hayranları ve akademik çevreler arasında Ortaylı’nın kaybının ne denli büyük bir boşluk bırakacağını gözler önüne serdi.
İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz şehrinde, Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Geçirdiği ömür boyunca, Türkiye’nin entelektüel birikimine ve tarih anlayışına önemli katkılarda bulunmuş bir akademisyen olarak öne çıktı. Ortaylı, Ankara Üniversitesi, Viyana Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi’nde eğitim aldı ve Halil İnalcık’ın hem öğrencisi hem de haleflerinden biri olarak tanındı. Bu dönemdeki çalışmaları, tarih alanında derinlemesine bilgi ve anlayış geliştirmesine yardımcı oldu.
2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini üstlenerek, müzecilik alanında altın bir dönem yaşattı. Ortaylı, tarihsel eserleri modern bir bakış açısıyla düzenleme yeteneği sayesinde birçok izleyiciyi ve araştırmacıyı kendisine hayran bıraktı. Türkçe, Almanca, Rusça, Fransızca ve İtalyanca gibi pek çok dile hakimiyeti, onu gerçekten de bir “yaşayan kütüphane” haline getirmişti.
Ortaylı’nın vefatı, sadece bir ulusun değil, özellikle tarih alanındaki birçok öğrencinin ve izleyicinin de büyük bir kaybıdır. Onun hayatı, akademik araştırmalarından yazdığı eserlerine kadar sayısız kişi üzerinde etkili olmuştur. Hayatını ve çalışmalarını sürdürdüğü tarih alanında bıraktığı miras, gelecek nesiller için bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir. İlber Ortaylı, yesyeni kuşaklara tarihin kapılarını açan bir rehber olarak anılacak, bilgisi ve görüşleriyle Türk tarihini derinlemesine kavrayan bir figür olarak yaşayacaktır.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6691 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6580 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6575 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6572 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6564 kez okundu