Ruhsatî: Acı ve Şiirle Dolu Bir Hayat Hikayesi
2437 okunma

Ruhsatî: Acı ve Şiirle Dolu Bir Hayat Hikayesi

Mart 13, 2026 14:52
Ruhsatî: Acı ve Şiirle Dolu Bir Hayat Hikayesi
0

BEĞENDİM

Dr. Gökçe Zeynep GÜZEY, Sivas’ın Kangal ilçesinin Deliktaş köyüne ait olan ünlü halk şairi Ruhsatî hakkında detaylı bilgiler verdi. Ruhsatî, 1835 yılında bu köyde doğdu ve 1911 yılında hayatını kaybetti. Şairin gerçek adı Mustafa’dır; bu durum ise “Mustafa’dır öz adım / Mahlasım Ruhsat koydum” mısralarıyla ortaya konulmuştur.

Ruhsatî, 12 yaşında hem annesini hem de babasını kaybetmiş ve bu durumu hayatı boyunca yaşadığı zorlukların temelini oluşturmuştur. Bu acı kayıpların yanı sıra, dört evlilik yapmış ve bu birlikteliklerden 23 çocuğu olmuştur. Ancak, yaşamı boyunca hanımlarının ve çocuklarının kaybı onu derin acılara sürüklemiş ve geçim sıkıntılarıyla mücadele etmesine sebep olmuştur. Hayatında çeşitli işler yaparak geçinmeye çalışan Ruhsatî, Deliktaş’ta azablık, çobanlık, amelelik, yarıcılık, su bekçiliği ve duvarcılık gibi mesleklerle uğraşarak ailesini geçindirmeye çalışmıştır. Ömrünün son dönemlerinde köyünde imamlık görevi de üstlendiği belirtilmektedir.

Ruhsatî, eserlerinde genellikle “Ruhsat, Ruhsat Baba, Âşık Ruhsat” gibi mahlasların yanı sıra, en çok “Ruhsatî” mahlasını kullanmıştır. Bu mahlası Sivas’ın Karabaşı köyünden Şeyh İbrâhim Efendi ona vermiştir. Ruhsatî, saz çalamayan bir şair olmasına karşın irticalen güzel şiirler söyleyebilmiştir. Şiirlerinde hem hece hem de aruz ölçüsü kullanmasına rağmen, onun gerçek şairlik gücünü sergileyen şiirleri çoğunlukla hece veznindedir. 500’e yakın şiirinin büyük çoğunluğu koşma türündedir.

Ruhsatî’nin dilinin sade olması ve aşk, ölüm, gurbet, yoksulluk, zaman şikâyeti, din, tabiat gibi konuları etkili bir dille işlemekteki başarısı, onun belirgin özellikleri arasında yer almaktadır. M. Fuad Köprülü, kendisinin Bektaşî olduğunu savunurken, Prof. Dr. Doğan Kaya ise Ruhsatî’nin şiirlerinden hareketle onun Nakşibendî olduğunu ileri sürmüştür.

Deliktaş köyünde, kendisinden önce ölen oğlu Âşık Minhâcî’nin yanına gömülen Ruhsatî’nin mezar taşında şu dörtlük yer almaktadır:

“Ruhsatî Azrâil gezer kastıma
Hakkım helâl olsun eşim dostuma
Bir belli taş dikin başım üstüne
Bir gün devir döner belirsiz olur”

Son olarak, anma programında Umit YILDIRIM tarafından icra edilen Ruhsatî’nin bir şiiriyle etkinlik sona ermiş ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çekimi yapılmıştır.

DAHA SENDEN GAYRİ ÂŞIK MI YOKTUR?

Daha senden gayri âşık mı yoktur?

Nedir bu telâşın ey deli gönül!

Hele bir düşünsen fani dünyayı,

Neler geldi, geçti say deli gönül.

Baktım iki kişi mezar eşiyor,

Gam, kasavet dalgalanıp aşıyor,

En az 10 karakter gerekli