Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir’in mevcut yapı stoku hakkında önemli açıklamalarda bulunarak, şehrin %60’ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde oluşturulduğunu belirtti. Bu yüksek oranın, İzmir’deki risk durumunu açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm süreçlerinin hayati önemi üzerinde durdu. Bu tür çalışmaların aciliyetinin, deprem riski taşıyan bir bölgede yaşamanın gereklilikleri ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen “Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni”nde konuşma yapan Yılmaz, tüm vatandaşların ramazan ayını kutladı. Kurada isimleri çıkmayanların üzülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, bu sürecin kampanyanın başlangıcı olduğunu ifade ederek, tüm toplumu ev sahibi yapma çalışmalarının devam edeceğini söyledi. Yılmaz, genel istatistiklere göre Türkiye’de 100 kişiden 27’sinin kirada oturduğunu belirterek, kiracıların ev sahibi olabilmesi için çabalarının süreceğini de kaydetti.
Türkiye’nin afetler ülkesi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, ülkenin coğrafi konumunun hem bir avantaj hem de bir risk taşıdığını ifade etti. İzmir ve Ege Bölgesi’nin yoğun fay hatlarının bulunduğunu belirten Yılmaz, bu gerçeği dikkate alarak, afet risklerini önceden belirlemenin önemini vurguladı. Bunun, koruyucu hekimlik anlayışıyla benzerlik taşıdığına ve sağlığımızı korumanın yanı sıra yapılarımızı da sağlamlaştırmak gerektiğine işaret etti.
Yılmaz, kentsel dönüşümün sadece bir tercih değil, aynı zamanda hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Kentsel dönüşümün engellenmesinin, vatandaşların hayatıyla oynama anlamına geldiğini belirterek, bu konuda yeni yasaların çıkarıldığını söyledi. 2020 yılında meydana gelen İzmir depreminin ardından tüm kurumların hızla harekete geçtiğini hatırlatan Yılmaz, TOKİ aracılığıyla şehirde 5,061 konutun hızlı bir şekilde tamamlandığını belirtti.
Kahramanmaraş merkezli depremin 11 ilde 14 milyon nüfusa etki ettiğini belirten Yılmaz, bu koşullarda enkaza ne zaman başlanacağı konusunda belirsizlik yaşandığını ancak Türkiye’nin bu zorluklarla başa çıktığını ve 455,000 binadan fazlasının hak sahiplerine teslim edildiğini vurguladı. Bu süreçte 90 milyar dolardan fazla ek kaynak kullanıldığını belirten Yılmaz, bu maliyetin en gelişmiş ülkelerde bile ciddi bir yük demek olduğunu ifade etti.
İzmir’in hala geri kaldığını belirten Yılmaz, vatandaşların enflasyon sorunu ile mücadele ettiklerini ve önceliklerinin enflasyonu aşağıya çekmek olduğunu kaydetti. Bu kapsamda sosyal konut sayısını artıracaklarını ve bu sayede hem insanların daha ucuz ev sahibi olmasını hem de kiraların düşmesini hedeflediklerini açıkladı. 500 bin sosyal konut projesi için uzun süredir çalıştıklarını anlatan Yılmaz, 2+1 konut modelini tercih ettiklerini çünkü Türkiye’nin demografik yapısının değiştiğini ifade etti.
Şu ana kadar TOKİ’nin 1 milyon 757 bin konut inşa ettiğini, bunun bazı ülkelerdeki toplam konut stoku kadar büyük bir dönüşüm olduğunu söyledi. Ancak İzmir’in hala geri kaldığını belirtti. Yılmaz, İzmir’in hem limanı, tarımı, hem de turizmi ile çok sayıda potansiyel taşıyan önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak, bu potansiyelin Türkiye Yüzyılı’nda daha da güçlenmesini istediğini belirtti.
İzmir’e bugüne kadar 175 milyar lirayı aşan yatırımlar yapıldığını söyleyen Yılmaz, 29,333 konut, 219 köy evi, 122 bağımsız konut, 506 işyeri ve çeşitli sosyal donatıları içeren yapılar inşa edildiğini açıkladı. Sosyal konut projesi kapsamında 8 milyondan fazla başvuru alındığını, bunlardan 221,921’inin İzmir’den
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6680 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6651 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6607 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6598 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6567 kez okundu