İzmir Su Altında: Beton Bloklar Çözüm Değil!
2395 okunma

İzmir Su Altında: Beton Bloklar Çözüm Değil!

Şubat 20, 2026 17:34
İzmir Su Altında: Beton Bloklar Çözüm Değil!
0

BEĞENDİM

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in Alsancak Kordonu’nda yapılan beton blokların su baskınlarını engelleme işlevinin olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Yaşar, sorunun Kordon’da değil, İzmir’in genelinde yaşanan çökme durumunda yattığını ifade ederek, “Kent her yıl çöküyor” şeklinde bir uyarıda bulundu. Bu açıklamalar, kentten gelen yoğun yağmur sonrasında, Konak ilçesine bağlı Alsancak dahil birçok bölgede meydana gelen su baskınları sonrasında gerçekleşti.

İzmir’de meydana gelen sağanak yağış sonrası, Alsancak başta olmak üzere birçok yerde yollar, kaldırımlar ve rögarlar suyla dolmuştu. Deniz seviyesi taşarak, yollarda su birikintileri oluşturmuş ve bazı iş yerleri ile binaların alt katları su baskınına maruz kalmıştı. Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının da yağışlı geçeceğini ve bu dönemde sel olasılığının yüksek olduğunu öngördüklerini belirtti. Ocak ayında yağış rekorları kırıldığını ve Şubat ayında daha büyük rekorların oluşabileceğini ifade eden Yaşar, “Kordon ile ilgili konuşuluyor ama Bayraklı, Buca gibi diğer yerler de su altında kaldı” açıklamalarında bulundu.

Yaşar, Kordon’u koruma amacıyla yapılan beton blokların da yetersiz olduğunu dile getirdi. İzmir’in sorunlarının asıl olarak çökme ile ilişkili olduğunu ve bu sorunun yalnızca Kordon bölgesinde değil, şehrin birçok yerinde yaşandığını söyledi. “Basmane, Çankaya, Alsancak gibi bölgeler dolgu alanları üzerine kurulmuş bir şehir” diyen Prof. Dr. Doğan Yaşar, deniz seviyesinin 1990’lı yıllara göre yaklaşık 30 santim yükseldiğini belirtti. Bu yükseklik nedeniyle, bölgedeki boruların deniz seviyesinin altına düştüğünü ve su baskınlarının sıklıkla meydana gelmeye başladığını kaydetti.

Çökme sorununun bölgeler arasında değişkenlik gösterdiğini, genel olarak kentin yılda 0.5 ile 1 santim arasında çökmesinin söz konusu olduğunu ifade eden Yaşar, depremler ile bu çöküş hızının arttığını da vurguladı. Durumun çözümü için kentin topografyasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Yaşar, “Kotu yükseltmemiz lazım. Doğa bilimciler, şehir plancıları ve inşaat mühendisleri ile şehir yeniden yavaş yavaş yükselmeye başlamalı” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Doğan Yaşar, İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Modelleme ve Sıcaklık Çalışmaları projesinde bu konuları ele almanın önemini vurguladı. Olumsuz hava koşullarının etkisiyle yaşanan sorunların, doğru planlama ve bilimsel yöntemlerle çözülebileceğini ifade eden Yaşar, “Yapılan beton blokların su baskınlarını durdurmakla alakası yok. Öncelikle topografik ölçümleri yapmalı, binaların ne kadar yükselebileceğini belirlenmeli ve borular da yükseltilmelidir” dedi. İzmir’deki kıyı şeridinin sorununun çökme olduğuna dikkat çekerek, “2000’li yıllara kadar bu tür olaylar yaşanmıyordu, yavaş yavaş deniz yükselmeye başladı ve alt bölgeler çöküyor” ifadeleriyle bilimsel ve teknik önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.

En az 10 karakter gerekli