Mecliste Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!
534 okunma

Mecliste Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!

Şubat 12, 2026 11:57
Mecliste Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!
0

BEĞENDİM

Bazen siyasetin dozu yükselir, tansiyon artar ve sözler sertleşir. Bu, demokrasinin doğasında bulunan unsurlardan biridir. Ancak, yaşananların boyutu ve niteliği bunların ötesine geçmektedir. Geçtiğimiz günlerde, siyasi arenada yaşananlar sadece tartışma ve fikir ayrılığı değil, aynı zamanda şiddetin ve kaba gücün sergilendiği bir gösteriye dönüşmüştür. Meclisler, öfkenin ve tahammülsüzlüğün sahneleri olmamalıdır. Bir vatandaş olarak, bu yaşananlardan utanç duyuyorum.

Meclis kürsüleri, yumruklar ve tekmelerin atılacağı yerler değildir; bu, milletin iradesini temsil eden kişilerin, demokratik ilkeleri çiğneyerek gündeme gelmesi anlamına gelir. Böyle bir durum, doğrudan demokrasinin kendisine zarar verir. Bu tür şiddet olayları, toplumsal barış ve huzur açısından son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Daha da vahimi, sokakta azaltılması gereken şiddet dili, bizzat meclis çatısı altında yeniden üretilirse, o zaman toplum nereye yönelmelidir? Hangi örnekleri almalı, nereden doğru davranışları öğrenmelidir?

Topluma sunulan bu tür görüntüler eğer normalleşirse, asıl tehlike o zaman başlar. Çünkü yukarıdaki şiddet, meşrulaştığında, aşağıda sıradanlaşacak ve toplumda yaygınlaşacaktır. Meclisteki her kontrolsüz öfke, sokakta bir adım daha ileri gitmek için cesaret verecektir. Bu durum, sadece bir siyasal problemin değil, aynı zamanda bir toplumsal çürümüşlüğün de göstergesidir. Siyasi tartışmaların demokrasi çerçevesinde kalması gerektiği unutulmamalıdır. Diğer yandan, meclisler bir araya gelinen, çeşitli fikirlerin ve görüşlerin tartışmasında örnek alınacak yerlerdir.

Meclislerde yalnızca kişiler değil, milyonlarca vatandaşın iradesi temsil edilmektedir. Dolayısıyla orada yaşanan her olay, bu iradenin değerini zedeleyebilir ve toplumun genel anlayışını etkileyebilir. İleri demokrasi hedefi adına, böyle olaylardan kaçınılmalıdır. Bu tür durumların toplum üzerindeki olumsuz etkileri, uzun vadede demokrasi algısını zayıflatmakta ve toplumdaki güven duygusunu sarsmaktadır.

Sonuç olarak, meclis çatısı altında gerçekleşen şiddet olaylarının yalnızca siyasi bir kriz değil, aynı zamanda toplumsal bir yarayı da beslediği unutulmamalıdır. Kamuoyunu bilgilendiren medyanın ve diğer kanaat önderlerinin bu konuda rol alması gerekmektedir. Demokrasi ve hukuk devleti anlayışının güçlenmesi, toplumsal barışın sağlanması için bu tür şiddet vakalarına karşı duyarlılık gösterilmesi elzemdir. Bu anlamda, hem siyasiler hem de halk olarak, şiddeti reddeden bir duruş sergilemek ve demokratik iletişim dilini benimsemek geleceğimiz adına büyük önem taşımaktadır.

Bu süreçte, halkla oluşturulacak olan daha barışçıl ve yapıcı bir diyalog ortamı, demokratik toplumun ilerlemesini sağlayacaktır. Unutmayalım ki, demokrasinin temeli tartışmalardır; ancak bu tartışmaların belirli bir çerçeve içinde kalması ve herkes için güvenli bir zemin oluşturması, toplumun geleceği açısından kritik bir öneme sahiptir.

En az 10 karakter gerekli