BirGün yazarı Hrant Dink, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos gazetesi önünde 19 Ocak 2007 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Üzerinden geçen 19 yıla rağmen, Dink’in katledilmesiyle ilgili yargı süreci henüz tatmin edici bir sonuca ulaşamadı. Katilin kim olduğu, hukuki yargılamaların gidişatı ve cinayetin arka planı, hala tam olarak aydınlatılamadı. Tetikçi Ogün Samast ve onunla bağlantılı ekip, yargı önüne çıkarıldılar, fakat cinayetin aydınlatılması noktasında önemli eksiklikler devam ediyor.
2016 yılından itibaren, Dink cinayetiyle ilgili olarak çeşitli kamu görevlilerinin yargılanmasına başlanmıştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Mart 2021 tarihinde, FETÖ lideri Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz ve birçok kamu görevlisi ile gazetecinin de dahil olduğu toplam 78 sanığın yargılandığı davayı sonuçlandırdı. Dink ailesi avukatları, taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu, ancak talepleri kabul edilmedi. Ardından Yargıtay’a yapılan başvuruda, bazı sanıkların hakkında verilen kararlar bozulmasına rağmen, avukatların diğer talepleri adli süreçte kabul edilmedi. Dink ailesi, kamu görevlilerinin yargılandığı ana dava dosyasında beraat kararları yönünden Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu ve henüz bir sonuç alınamadı.
2023 yılında, katil Ogün Samast tahliye edildi. Tahliye sonrasında gelen tepkiler üzerine “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla yeni bir dava açılmasına karar verildi; ama bu dava da zaman aşımına uğrayarak düştü. Dink ailesi, diğer sanıklar hakkında devam eden davalarda da adalet arayışını sürdürüyor. Hrant Dink’in hedef gösterilmesinde rol oynayan bazı isimler hakkında avukatların suç duyurusunda bulunmasına rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Dink ailesi, bu süreçle ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de başvuru yaptı.
Dink cinayetinin hukuki süreci hakkında daha fazla bilgi veren avukatlardan Hülya Deveci, 19 yıllık süre zarfında yapılan soruşturmaların ve dava süreçlerinin etkin bir biçimde işlemediğini belirtti. Dink’in cinayetinin ‘adli bir vaka’ olarak ele alınamayacağını ve birçok kamu görevlisinin sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti. 2015 yılının Aralık ayına kadar sadece cinayetin tetikçisinin ve ilişkili birkaç kişinin yargılandığı dosyaların dışında devlet görevlilerine yönelik herhangi bir soruşturmanın yapılmadığını vurguladı. Deveci, kamu görevlilerinin yargılanmaması için en başından beri bir çaba içerisinde olunduğunu ve bu durumun devam ettiğini söyledi.
Dink cinayetiyle bağlantılı olarak yargılanan bazı isimler çeşitli cezalara çarptırıldı. Örneğin, Ercan Gün “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl hapse mahkum edildi. Abdullah Dinç ve Ahmet Faruk Aydoğdu da benzer suçlardan 6 yıl 3 ay ceza aldılar. Diğer sanıklar arasındaki ceza dağılımı ise oldukça değişkendir; bazılarının müebbet hapis cezası aldığı görülürken, diğerleri daha kısa süreli hapis cezaları ile cezalandırılmıştır.
Dink cinayetiyle ilgili olarak bir dizi sanık dava sürecinden beraat etti. Adem Sarıgöl, Adnan Acar, Atilla Güçlüoğlu gibi birçok kişi beraat edenler arasında yer aldı. Ayrıca, firari durumdaki bazı isimlerin dosyaları da ayrıldı.
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6289 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6236 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6229 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6224 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6220 kez okundu