Smyrna Antik Kenti’nde 70 Yıl Sonra Mozaik Keşfi
1438 okunma

Smyrna Antik Kenti’nde 70 Yıl Sonra Mozaik Keşfi

Ocak 11, 2026 07:47
Smyrna Antik Kenti’nde 70 Yıl Sonra Mozaik Keşfi
0

BEĞENDİM

İzmir kent merkezinde yer alan antik Smyrna Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, sahneye çıkan mozaikli odadaki “Süleyman düğümü” motifi, araştırma ekibinin dikkatini çekmiş durumda. Bu mozaikler, İzmir’in tarihi ve kültürel mirasını daha da derinleştiren önemli kalıntılar olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca süren Smyrna’daki kazı ve restorasyon çalışmaları, İzmir Agorası Kuzey Cadde’de yapılan kazılarda önemli bulgulara ulaşmaya devam ediyor.

Yaklaşık 3×4 metre boyutlarında, iç içe geçmiş 12 köşeli panolarla örtülü olan mozaik taban, kazı ekibi tarafından keşfedildi. Bu mozaik tabanın tam merkezinde yer alan “Süleyman düğümü” motifi, hem sembolik anlamı hem de görsel estetiği ile dikkat çekici bir unsur oluşturuyor.

70 yıl aradan sonra yeni bir mozaik tabanın bulunmasının heyecan verici olduğuna dikkati çeken Smyrna Kazı Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, Smyrna’nın Büyük İskender’den sonra planlı bir kent olarak kurulduğunu belirtiyor. Smyrna’daki kazıların ağırlıklı olarak Smyrna Agorası ve Tiyatrosu’nda yapıldığını ifade eden Ersoy, Agora Kuzey Cadde’de yürütülen kazılarda, Geç Roma Dönemi’ne (Milattan sonra 4-6. yüzyıl) ait bir yapının kalıntılarına ulaşıldığını vurguluyor. Bu yapının sivil konut mu yoksa kamusal bir mekan mı olduğunu kesin olarak belirleyemediklerini de sözlerine ekliyor.

Ersoy, Smyrna Antik Kenti’nde daha önce keşfedilen mozaikli salonu hatırlatarak, yeni bir mozaik döşemesine ulaşmanın kendileri açısından son derece sürpriz olduğunu dile getiriyor. Ayrıca, mozaikken, Geç Antik Dönem’de bu tarz tabanların yaygın olarak kullanıldığını da belirtiyor. Ortaya çıkarılan mozaiklerde bitkisel motifler ve geometrik süslemelerin yer aldığını ifade eden Ersoy, “Süleyman düğümü” motifi ile ilgili bazı ilginç detaylar sunuyor.

Mozaiklerde özellikle koruyucu sembollerin sıkça kullanıldığını açıklayan Ersoy, bu tür mekanlarda haset ve kıskançlık gibi olumsuz ruh hallerinden korunmak amacıyla çeşitli sembollerin yer aldığını kaydediyor. “Süleyman düğümü” motifi, bu koruyucu sembollerin güzel bir örneği olarak öne çıkıyor. Ayrıca, mozaiğin çevresindeki küçük haç tasvirleri, geçmişten günümüze süregelen bir süsleme geleneğini temsil ediyor ve çeşitli semavi dinlerin kabul edildikten sonra benimsenmiş sembollerle bir araya geliyor. Bu durum, koruyucu sembollerin önemini pekiştiriyor.

Mozaikli odanın yaklaşık 1500 yıl süreyle kullanıldığı ve özellikle 19. yüzyılda bölgede bulunan gayrimüslim hastanesi veya civardaki konutlar tarafından yeniden işlevselleştirildiği de Ersoy’un vurguladığı bir diğer önemli nokta. Geç Antik Dönem’deki mozaik döşemenin açılarak beğenilmiş olmasının, üzerine yeni mekanların inşa edilmesine sebep olduğunu ifade eden Ersoy, bu bulguların kesin bir şekilde belgelenebildiğini belirtmektedir. İnşa edilen duvarın sıvasının harcı, mozaiğin üzerine sürüldüğünden, oldukça net bir şekilde 1500 yıl sonraki kullanım belirtilerini ortaya koyuyor.

Kazı alanının genişletileceğini belirten Prof. Dr. Akın Ersoy, 2026 yılındaki kazılar için alanı büyütmeyi hedeflediklerini ve bu süreçte farklı mekanların da ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Kazı çalışmalarına destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir Ticaret Odası ve Gü

En az 10 karakter gerekli