CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Başladı
1774 okunma

CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Başladı

Ocak 6, 2026 09:14
CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Başladı
0

BEĞENDİM

Bir düşünün: CHP, 30 yıldır kazanamadığı bir ilçe seçimini kazanmak üzere bir aday çıkarıyor. Fakat, Malatya İl Kongresi’nde Veli Ağbaba’ya karşı “Kral çıplak” diyerek cesur bir çıkış yapan Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, partinin hiyerarşisi içerisinde sorun yaratıyor. Göçer, bu sert eleştirinin ardından, parti içinde yükselen baskılara maruz kalıyor. Yazıhan’dan bir yiğit olarak çıkan Göçer, CHP’nin bir şirket gibi yönetilemeyeceğini açıkça ifade ediyor.

“CHP, kimsenin şirketi değildir” diyen Göçer, partinin yönetiminde yapılan uygulamaları eleştiriyor. Delege seçimlerinin demokratik bir şekilde yapılması gerektiğini savunan belediye başkanı, parti içindeki yanlış politikaları ifşa ediyor. İçinde bulunulan durum açık bir sorun olarak kendini gösteriyor: “Amaç partiyi büyütmek değil, yalnızca parti içindeki iktidarı elde tutmak” şeklindeki eleştirisi, dikkat çekici bir noktaya işaret ediyor.

“Küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla partinin küçüldüğünü savunan Göçer, milletvekili sayısının artırılması yerine koltuk hesaplarının yapıldığına dikkat çekiyor. Ayrıca, Aziz İhsan Aktaş gibi isimlerin partinin içerisinde yarattığı sorunlara da değinerek, “Bu insanlardan hesap sorulmayacak mı?” sorusunu yöneltiyor. “Haksız mı Göçer?” ifadesiyle, partinin mevcut durumunu sorgulamaya devam ediyor.

Veli Ağbaba’ya verilen yetkilerin, bir şirkette bile bu kadar fazla olmayacağını söyleyen Göçer, partinin ve dolayısıyla Malatya’nın içinde bulunduğu durumu işaret ediyor. “Hangi şirket, zararına çalışan personeli korur?” ve “Hangi şirket, müşterinin şikâyet ettiği personeli görevde tutar?” gibi sorularla, bu tutumun mantıksızlığına dikkat çekiyor. Malatya’nın her ilçesinde sorunlar yaşanırken, başarısız bir il başkanının yine de partiyi yönetmesine yönelik eleştirilerini sürdürüyor.

Göçer’in durumunu adalet çerçevesinde değerlendirdiğimizde, “Ne yaptı?” sorusu gündeme geliyor. “Yolsuzluk mu yaptı? İhale mi verdi? Hayır, sadece düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandı” diye vurgulayan Göçer, Veli Ağbaba’nın gözünün içine bakarak “Kral çıplak” dediğinde, bu cesur çıkışın bedelinin ihraç olduğunu belirtiyor. Haksızlığa karşı susanların “dilsiz şeytan” olacağını söyleyen Göçer, parti içindeki baskılara dikkat çekerek, CHP’nin kendine özgü kurallarını sorguluyor.

Son olarak, Türkiye’de AKP tarafından kurulan “tek adam” düzeninin, CHP içindeki benzeri uygulamalarla karşılaştırılması gerektiğini ifade ediyor. AKP, karşı çıkanları yargı ile sustururken, CHP’nin parti içi yargı uygulaması ile muhalefeti susturduğuna, bu durumun bir çelişki olduğuna vurgu yapıyor. “Bilinsin ki, Abdulvahap Göçer yalnız değildir” diyerek, Malatya’da herkesin düşündüğünü yüksek sesle dile getirdiğini ifade ediyor. Bu durumun Malatya’da bir cevabı olacağının altını çiziyor.

En az 10 karakter gerekli