Resmi Gazete’de yayımlanan bilgilere göre, Menderes Belediyesi mülkiyetinde bulunan toplam 17 taşınmaz, 15 Ocak tarihinde Menderes Belediyesi Encümen Salonu’nda gerçekleştirilecek olan kapalı teklif usulü ile ihaleye sunulacak. Bu taşınmazların satışının başarıyla gerçekleştirilmesi durumunda, belediyenin kasasına 469 milyon 541 bin 272 TL girmesi bekleniyor. Bu yüksek meblağın, belediyenin bütçesine önemli katkı sağlaması öngörülüyor.
Ancak bu satış kararı, yerel halk arasında birçok tartışma ve eleştiri doğurdu. Satış kararının hemen ardından, belediye başkanını ciddi bir şekilde iş bilmezlikle suçlayan Menderes ilçe halkı, görüşlerini dile getirerek şöyle dediler: “Halkın malının bu şekilde satılması, en iyi tarafıyla iş bilmezliktir. Kaynak üreteceğine, halkın kaynaklarını tüketerek başkanlık yapılmaz.” Bu yaklaşıma göre, mevcut yönetimin halka karşı şeffaf bir biçimde hesap verme yükümlülüğü bulunuyor.
Toplumda meydana gelen tepkiler, yalnızca birkaç eleştiriden ibaret kalmadı. İlçe halkı, bu satışlardan elde edilecek paraların nereye harcanacağı konusunda da belirsizlik yaşadıklarını vurguladılar. “Üstelik bu paraların nereye harcanacağı, ne yapılacağı da belli değil,” diyerek yönetimin sosyal halkçı belediyecilik anlayışına ters düşen bir yaklaşım benimsediğini belirttiler. Söz konusu eleştiride, uygulamaların halkla paylaşılmadan ‘ben yaptım oldu’ mantığı ile yapılmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Bunun yanı sıra, Menderesli bir vatandaşın yaptığı açıklamada, kendi partilerinin benzer bir durumda olduğunu belirttiği AKP’li Menemen Belediyesi örneğinden bahsedildi. Bu vatandaş, “AKP’li Menemen Belediyesi taşınmaz satışı yaptığında ilçede eylemler yapan, vekilleriyle il yöneticileri ile sokağa dökülen partililerimizi göreve davet ediyoruz,” diyerek, aynı korumacı tavrın Menderes’te de gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu açıklamalar, Menderes’teki taşınmaz satışına yönelik tepkilerin çok daha geniş bir halk hareketine dönüşebileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Halka ait olan mülklerin tutulması ve yönetilmesi konusunda kamuoyunun daha fazla söz sahibi olması gerektiği iddiaları, yerel siyasetin seyrini etkileyebilir. Birçok vatandaş, belediyenin halkın kaynaklarını daha verimli kullanmasını ve şeffaf bir şekilde hesap vermesini talep ediyor.
Sonuç olarak, Menderes Belediyesi’nin taşınmaz satışının ardından, belediye yönetimi ve yerel halk arasında ciddi bir güven bunalımı yaşanması bekleniyor. Bu durum, sadece Menderes özelinde değil, genel olarak pek çok yerel yönetimde var olan hesap verme sorumluluğu ve şeffaflık ile ilgili tartışmaları da yeniden gündeme getirebilir.
1
Menderes’e Yeni Bir Sosyal Alan: Rumeli Cafe Açılıyor!
6168 kez okundu
2
Eylül Toplantısında Kıyı Ege’nin Geleceği Konuşuldu
6145 kez okundu
3
Başkan Kınay’dan Ulaşım Çalışanlarına Önemli Destek
6096 kez okundu
4
Tavacı Recep Usta’dan Şok Edici Fiyatlar! Enflasyonla Yarışıyor
6081 kez okundu
5
Bornova 1877, İzmir Derbisi’ne Lider Gidiyor!
6068 kez okundu