Diyarbakır’da 19 gün kaybolduktan sonra cesedi bulunan Narin Güran cinayeti davasında nihayet karar açıklandı. Vaka, büyük bir medyatik ilgi görmüş ve toplumsal bir infial oluşturmuştu. Narin’in tutuklu yargılanan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran, “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldılar. Ayrıca, cinayet sonrası Narin’in cesedini taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar ise, “suç delillerini gizlemek ve yok etmek” suçlamasından 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırıldı. Başlangıçta, savcı Bahtiyar için müebbet hapis talep etmişti.
Dava sürecinin detaylarına bakıldığında, ikinci duruşmanın üçüncü gününde tutuklu sanıklar geniş güvenlik önlemleri altında Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi. Adliye önünde de güvenlik önlemleri artırıldı; polis bariyerleri konuldu ve duruşmaya katılanların güvenliği için arama yapıldı. Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyarbakır Barosu avukatları “müşteki kurum” sıfatıyla katıldı.
Duruşmada Yüksel Güran, Enes Güran ve Salim Güran’ın yanı sıra cesedi Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar ve avukatları da yer aldı. Mahkeme Başkanı, karar için duruşmaya geçici bir ara vererek son sözlerin alınmasını istedi. Tüm sanıklar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve Bahtiyar’a da 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, kararın ardından yaptığı açıklamada, Nevzat Bahtiyar’ın da çocuğu öldürmeden dolayı cezalandırılması gerektiğini vurguladı ve Diyarbakır Barosu’nun bu karara itiraz edeceğini belirtti. Diğer yandan, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, mahkemenin kararını “kısmen talebimizi karşılayacak düzeyde” olarak nitelendirdi.
Duruşma sırasında, Avukat Nahit Eren’in yaptığı eleştiriler, mahkeme başkanı tarafından yanıtlandı. Başka bir dilde ifade edilen tepkiler ve savunmalar, salonda gergin bir atmossfer oluşturdu. Bilirkişi raporlarına yönelik tepki gösteren avukat Demir, “Bilirkişi, anneyi kendi evladıyla, ağabeyi de kardeşiyle öldürmekle suçluyor. Bu bir ‘Herhaaldeler iddianamesi’ olamaz,” diyerek raporların güvenilirliğine dair endişelerini dile getirdi.
Demir, bilişim verilerinin çelişkili olduğunu ve her şeyin bir potada toplanmadığını, bunun da adalet sistemine zarar vereceğini belirtti. “Bu ailenin başına çok kötü şeyler geldi; başkalarının da başına gelebilir,” diyerek toplumsal suçlamalara dikkat çekti.
Anne Yüksel Güran, duruşma sırasında gözyaşları içinde kızı Narin’in kayboluşu ile ilgili kendi içsel ıstırabını dile getirdi. Olaydan sonra yaşadığı travmayı, kızı Tülin’in ölümünü ve suçlamaları yanıtladı. “Bırakmadılar kızıma gelinlik giydireyim,” diyerek acısını dile getiren Güran, kızıyla ilgili her şeyi organize bir şekilde yaşadıklarını belirtti. Narin’in, en son Kuran kursuna gittiğinde kendisinden uzakta olduğunu ve eve gelmediğini ifade etti.
Güran, “Rabb’im kim ailemin, kızımın sebebi olmuşsa onları buraya koy diyorum,” diyerek yaş
1
İzmir Körfezi’nin Temizliği: Eylem Planı Yetersiz!
6575 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz, İzmir İş Dünyası Buluşması’nda
6507 kez okundu
3
Fidan: Afrika ile İş Birliği İle Geleceği Şekillendiriyoruz
6503 kez okundu
4
İzmir’de Yaya Üst Geçitleri Hızla Yükseliyor!
6500 kez okundu
5
Köfez Sorunu İçin İzmir’de İşbirliği Çağrısı
6491 kez okundu